Giriş
Bilişim suçları (siber suçlar), bilgisayar, telefon, internet veya diğer dijital araçlar kullanılarak işlenen ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243-245/A maddelerinde "Bilişim Alanında Suçlar" başlığı altında düzenlenen suçlardır. Bir bilişim sistemine yetkisiz erişim, sistemdeki verilerin bozulması veya silinmesi, banka ya da kredi kartı bilgilerinin kötüye kullanılması ve bu suçlarda kullanılmak üzere özel araç veya yazılım üretilmesi bu kapsamda cezalandırılır.
Bunun yanında, bir suçun bilişim sistemi araç olarak kullanılarak işlenmesi de mümkündür; nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f), kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi (TCK m.136) ve hakaret gibi klasik suçlar internet üzerinden işlendiğinde farklı usul ve ceza sonuçları doğurabilir. Bu makalede bilişim suçlarının türleri, cezaları, hangi suçların şikayete tabi olduğu ve 2026 itibarıyla güncel şikayet süreci ele alınmaktadır.
Mağdur olan kişi için en kritik ilk adım, dijital delillerin (ekran görüntüsü, log kaydı, işlem geçmişi) değiştirilmeden korunması ve gecikmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurulmasıdır; bilişim suçlarında delillerin kısa sürede kaybolması veya üzerine yazılması ciddi bir risktir.
Bilişim Suçu Nedir?
Bilişim suçu, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak erişilmesi, sistemin işleyişinin engellenmesi, sistemdeki verilerin bozulması, yok edilmesi veya değiştirilmesi ile banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılmasını kapsayan; TCK'nın "Bilişim Alanında Suçlar" başlıklı Onuncu Bölümünde (m.243-246) düzenlenen suç grubudur. Korunan hukuki değer, bireylerin dijital mahremiyeti, bilişim sistemlerinin güvenliği ve elektronik ödeme sistemlerine duyulan güvendir.
Bilişim suçları dar ve geniş anlamda ikiye ayrılabilir. Dar anlamda bilişim suçları, yalnızca TCK m.243-245/A'da tanımlanan, bilişim sisteminin bizzat suçun konusu olduğu fiillerdir. Geniş anlamda bilişim suçları ise, dolandırıcılık, hakaret, tehdit, kişisel verilerin ele geçirilmesi gibi klasik suçların bilişim sistemleri araç olarak kullanılmak suretiyle işlenmesini de kapsar. Bu ayrım, hangi kanun maddesinin uygulanacağını ve suçun şikayete tabi olup olmadığını belirlemesi bakımından önemlidir.
TCK'da Düzenlenen Bilişim Suçları ve Türleri
Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m.243)
TCK m.243 uyarınca, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kişi cezalandırılır. Suçun oluşması için verilerin çalınması veya bir zarar doğması şart değildir; salt yetkisiz erişim veya yetkili girişin ardından yetkinin sona ermesine rağmen sistemde kalmaya devam etmek yeterlidir. Bu nedenle bir e-posta, sosyal medya hesabı veya iş yerindeki sisteme izinsiz giriş, eski çalışanın işten ayrıldıktan sonra kurumsal sisteme erişmeye devam etmesi de bu madde kapsamında değerlendirilebilir.
| Fıkra | Düzenleme | Ceza |
| 243/1 | Bilişim sistemine hukuka aykırı giriş veya orada kalmaya devam etme | 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 243/2 | Fiilin, bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi | Ceza yarı oranına kadar indirilir |
| 243/3 | Fiil nedeniyle sistemdeki verilerin yok olması veya değişmesi | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
| 243/4 | Sisteme girmeksizin, veri nakillerini teknik araçla hukuka aykırı izleme | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
TCK m.243 ile m.244 arasındaki sınır uygulamada sıkça karıştırılmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre, fail yalnızca başkasına ait bir sisteme veya sosyal medya/e-posta hesabına yetkisiz girip orada kaldığında TCK m.243 oluşur; ancak hesaba girildikten sonra şifrenin değiştirilmesi, hak sahibinin erişiminin engellenmesi veya hesap üzerinden veri yerleştirilmesi (örneğin üçüncü kişilere mesaj gönderilmesi) halinde eylem TCK m.244/2 kapsamına girer.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/9541, K.2025/7292, T.17.06.2025
"Sanığın eylemlerinin, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun yanı sıra, katılana ait elektronik posta adreslerinin şifrelerini kırıp hesaba izinsiz girdikten sonra sisteme veri yerleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 244/2. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 243/1. maddesinde düzenlenen bilişim sistemine girme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur."
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/17236, K.2023/3765, T.09.05.2023
"Sanığın, şikayetçinin Facebook hesabının bağlı olduğu bilişim sisteminde şikayetçi tarafından tekrar kullanılmasını engelleyecek şekilde şifre değişikliği yaptığının toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sübut bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen bilişim sistemini bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek bilişim sistemine girme suçundan hüküm kurulması... hukuka aykırı bulunmuştur."
Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme (TCK m.244)
TCK m.244, bir bilişim sisteminin işleyişinin engellenmesi veya bozulması ile sistemdeki verilerin bozulması, yok edilmesi, değiştirilmesi, erişilmez kılınması, sisteme veri yerleştirilmesi veya var olan verilerin başka bir yere gönderilmesini cezalandırır. TCK m.243'ten farkı, failin yalnızca erişim sağlamakla kalmayıp sisteme veya verilere aktif olarak müdahale etmesidir. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre, fail sisteme girip yalnızca orada kaldığında TCK m.243/1 oluşurken, girdikten sonra şifre değiştirme, veri yerleştirme veya hesap içeriğini değiştirme gibi bir müdahalede bulunmuşsa eylem kül halinde TCK m.244/2 kapsamında değerlendirilir; bu durumda ayrıca m.243/1'den de hüküm kurulması hukuka aykırı kabul edilmektedir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2019/19923, K.2021/80
"Sanığın, mağdurun bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girip verileri değiştirmesi şeklindeki eyleminin bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 244/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, ayrıca aynı Kanun'un 243/1. maddesinden de ayrı hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur."
| Fıkra | Düzenleme | Ceza |
| 244/1 | Bilişim sisteminin işleyişini engelleme veya bozma | 1 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| 244/2 | Verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, veri yerleştirme veya gönderme | 6 aydan 3 yıla kadar hapis |
| 244/3 | Fiilin banka, kredi kurumu veya kamu kurum/kuruluşuna ait sistem üzerinde işlenmesi | Ceza yarı oranında artırılır |
| 244/4 | Fiil sonucunda kendisi veya başkası lehine haksız çıkar sağlanması (başka bir suç oluşturmuyorsa) | 2 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
TCK m.244/4 tali (ikincil) norm niteliğindedir. Fail bu fiillerle dolandırıcılık, hırsızlık, güveni kötüye kullanma veya zimmet gibi başka bir suç oluşturmuşsa, m.244/4 uygulanmaz; failin fiili o suçun (örneğin nitelikli dolandırıcılık) hükümlerine göre cezalandırılır.
Bu tali norm ilkesinin en sık uygulandığı alan, internet bankacılığına yetkisiz girilerek yapılan para transferleridir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.11.2009 tarihli yerleşik içtihadı uyarınca, manyetik ortamda tutulan banka mevduatı yalnızca bir veri değil, verinin temsil ettiği ekonomik malvarlığı değeridir; bu değerin hesap sahibinin rızası dışında başka bir hesaba aktarılması TCK m.244/4 değil, doğrudan TCK m.142/2-e (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık) kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2021/11212, K.2021/20923, T.15.11.2021
"Sanığın, katılanın banka hesabına internet bankacılığı aracılığıyla girilip mevduatında bulunan paranın isme havale edilmesi şeklindeki eyleminin, TCK'nın 142/2-e madde ve fıkrasında düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde, TCK'nın 244/4. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı bulunmuştur."
Banka veya Kredi Kartının Kötüye Kullanılması (TCK m.245)
TCK m.245, banka veya kredi kartlarına yönelik kötüye kullanım fiillerini kademeli bir sistemle düzenler. Birinci fıkra, başkasına ait bir kartın her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması ve kart sahibinin rızası olmaksızın kullanılarak yarar sağlanmasını cezalandırır; kartın fiziksel olarak ele geçirilmesi şart değildir, kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu gibi bilgilerin internet üzerinden yetkisiz kullanımı da bu kapsamdadır. İkinci fıkra sahte kart üretimi, satışı, devri, satın alınması veya kabul edilmesini; üçüncü fıkra ise sahte veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kartın kullanılarak yarar sağlanmasını ayrı ve daha ağır bir suç olarak düzenler.
| Fıkra | Düzenleme | Ceza |
| 245/1 | Başkasına ait kartı ele geçirip rızası dışında kullanarak yarar sağlama | 3 yıldan 6 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| 245/2 | Sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme | 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası |
| 245/3 | Sahte kartı kullanarak yarar sağlama (daha ağır suç oluşmuyorsa) | 4 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
TCK m.245 kapsamındaki suçlar bileşik suç olarak düzenlenmediğinden, kartın hukuka aykırı ele geçirilmesi sürecinde ayrıca hırsızlık, yağma veya dolandırıcılık gibi başka bir suç işlenmişse, fail bu suçlardan da gerçek içtima kuralı uyarınca ayrıca cezalandırılır.
TCK m.245 ile TCK m.142/2-e ve m.158/1-f Arasındaki Sınır
Uygulamada en sık karşılaşılan nitelendirme hatası, kart suçları ile bilişim yoluyla hırsızlık ve nitelikli dolandırıcılık arasındaki sınırın karıştırılmasıdır. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre, kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu gibi bilgiler ele geçirilip bu bilgilerle doğrudan harcama yapılmışsa, bilgilerin hile ile elde edilmiş olması dahi sonucu değiştirmez; özel norm niteliğindeki TCK m.245/1 uygulanır, genel norm olan dolandırıcılık değil.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/31680, K.2024/12142, T.22.10.2024
"İnternet ya da telefon üzerinden banka veya kredi kartı bilgilerini ele geçirdikten sonra banka veya kredi kartından harcama yapılarak kendisine ya da bir başkasına yarar sağlanması halinde kart bilgilerinin ele geçirilmesi için hile kullanılmış olsa dahi eylem dolandırıcılık (157/1, 158/1-f-l) suçunu değil, daha özel bir düzenleme olan kredi kartlarının kötüye kullanması (245/1) suçunu oluşturacaktır. [...] Sanık kart veya kart bilgileri üzerinde hakimiyet sağlayamadan hileli hareketler ile katılanları telefon ya da bilişim sistemi üzerinden yönlendirerek katılanların bizzat kendilerinin girdiği şifre (onay kodu) ile banka hesabından ya da kredi kartı hesabından para çekilmesini sağlamış olsa idi sanığın eylemi 158/1-f kapsamında kalan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktı."
Kartın fiziksel olarak ele geçirilmesi de şart değildir; failin kart üzerinde hakimiyet kurmadan mağdurun kendisine işlem yaptırdığı, ATM'de unutulan kartla doğrudan işlem yapıldığı gibi durumlarda ise farklı bir suç tipi gündeme gelir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2021/17103, K.2024/595, T.22.01.2024 (oyçokluğu)
"Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun oluşması için başkasına ait bir banka veya kredi kartının ya da kart bilgilerinin her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması ve sahibinin rızası olmaksızın kullanılarak çıkar sağlanması gerektiği [...] Mağdura ait kredi kartını ele geçirmeyen ve elinde bulundurmayan sanığın eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçun tipiklik unsuru oluşmayıp, mağdurun cihazda unuttuğu karttan bilişim sistemini kullanarak para çekme işlemini yapan ve daha sonra parayı alan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu."
Bu karar oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oyda, kartın ATM'de takılı kalması durumunda dahi TCK m.245/1'in uygulanması gerektiği savunulmuştur. Kartın cihazdan çıkarılıp fiilen ele geçirildikten sonra kullanılması gibi farklı bir olay örgüsünde ise TCK m.245/1 gündeme gelebilir; bu nedenle "ATM'de unutulan kart" senaryosunun kendi içinde de somut olaya göre değişen alt ihtimalleri vardır.
Pratik özet: Kart bilgisi failce ele geçirilip doğrudan kullanılmışsa → TCK m.245/1. Mağdurun iradesi hileyle fesada uğratılarak işlemi (havale, EFT, onay kodu paylaşımı) bizzat kendisinin veya bankanın sisteminin gerçekleştirmesi sağlanmışsa → TCK m.158/1-f (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2024/152, K.2024/7551, T.09.10.2024). Kart veya kart bilgisi hiç ele geçirilmeden, unutulan karttan veya hesaba doğrudan girilerek para çekilmiş/aktarılmışsa → TCK m.142/2-e.
Yasak Cihaz veya Program Bulundurma (TCK m.245/A)
TCK m.245/A, bilişim suçlarının işlenmesine özgülenmiş cihaz, bilgisayar programı, şifre veya güvenlik kodunun imal edilmesi, ithal edilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satılması, satışa arz edilmesi, satın alınması, başkasına verilmesi veya bulundurulmasını cezalandırır. Skimmer cihazları, kart bilgisi kopyalayan düzenekler, keylogger ve benzeri casus yazılımlar, kaba kuvvet (brute-force) saldırı araçları bu kapsama girebilir. Kanun, aracın münhasıran bu bölümdeki suçlar veya bilişim sistemi aracılığıyla işlenebilen diğer suçlar için yapılmış veya oluşturulmuş olmasını arar. Bu nedenle "lisanslı veya yetkili sızma testi (pentest) aracı otomatik olarak kapsam dışıdır" şeklinde kanunda ayrı bir istisna bulunmamaktadır; çift kullanımlı güvenlik araçlarının salt bulundurulması kendiliğinden suç oluşturmaz, aracın niteliği, oluşturulma amacı ve somut kullanım bağlamı birlikte değerlendirilir.
TCK m.245/A bir hazırlık hareketi suçudur: cezalandırılabilirlik, asıl bilişim suçu henüz işlenmeden, araçların tedarik zincirinde yer alınmasıyla başlar. Ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.
Bilişim Sistemi Araç Olarak Kullanılarak İşlenen Diğer Suçlar
Uygulamada en çok mağduriyet doğuran olaylar, dar anlamda bilişim suçlarından çok, bilişim sisteminin araç olarak kullanıldığı klasik suçlardır. Bunların başında TCK m.158/1-f'de düzenlenen, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık gelir; internet bankacılığı, sahte e-ticaret siteleri, kripto para dolandırıcılığı ve oltalama (phishing) yoluyla gerçekleştirilen paravan hesap dolandırıcılıkları büyük ölçüde bu madde kapsamında değerlendirilir.
Bunun yanında TCK m.136 kapsamındaki kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi (sızdırılan veri tabanlarının paylaşılması, özel mesajların ifşası), TCK m.135 kişisel verilerin kaydedilmesi, TCK m.134 özel hayatın gizliliğini ihlal (mahrem görüntü/ses paylaşımı), TCK m.125 hakaret ve TCK m.106 tehdit suçlarının internet veya sosyal medya üzerinden işlenmesi de sık karşılaşılan siber mağduriyet türlerindendir. Bu suçlarda uygulanacak madde ve şikayet süresi, TCK'nın "Bilişim Alanında Suçlar" bölümünden değil, ilgili suçun kendi maddesinden belirlenir; örneğin TCK m.134 kural olarak şikayete tabiyken, TCK m.158/1-f resen soruşturulur.
Hesap veya Kart Bilgilerinin Kullandırılması: TCK m.158/4 (7589 sayılı Kanun)
31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun'la TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra, uygulamada "IBAN'ımı/hesabımı kullandırdım" olarak anılan dosyalar bakımından önemli bir düzenleme getirmiştir. Buna göre, dolandırıcılık suçuna iştirakin katkısı; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki bir hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekten ibaret ise, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
TCK m.158/4 bir af veya otomatik beraat hükmü değildir. İndirimin uygulanabilmesi için önce kişinin dolandırıcılık suçuna kasten iştirak ettiği ayrıca ispatlanmalıdır; yalnızca hesabına para gelmiş olması tek başına kastın kanıtı sayılmaz. Kast tespit edildiğinde devreye giren bu fıkra, hesap/kart/kripto hesabı sağlamaktan öteye geçmeyen katkılarla sınırlıdır; bu düzenleme TCK m.142 (hırsızlık) ve TCK m.245 kapsamındaki banka veya kredi kartı suçlarını kapsamaz.
7589 sayılı Kanun'un geçiş hükümleri, mevcut dosyaların durumuna göre farklı yollar öngörmüştür. Hükmü verilmiş ve dosyası bölge adliye mahkemesi (BAM) ceza dairesinde bulunan, TCK m.158/4'ün uygulanabileceği sanıklara ait dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun biçimde doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilir. Cezası kesinleşip infaz aşamasına gelmiş ve haklarında daha önce TCK m.168 (etkin pişmanlık) uygulanmamış hükümlüler bakımından ise, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararının aynen iade veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden ayrıca yararlanma imkanı tanınmıştır. Zarar tamamen giderilinceye kadar bu geçiş hükmü uyarınca infazın durdurulmasına veya ertelenmesine karar verilemez.
Sık Karşılaşılan Siber Suç Türleri
Aşağıdaki fiiller, hukuki nitelendirmesi somut olaya göre değişmekle birlikte, uygulamada en sık karşılaşılan siber suç görünümleridir:
Oltalama (phishing): Banka, kargo şirketi veya kamu kurumu görünümlü sahte bağlantılarla kart bilgisi veya şifre elde edilmesi; genellikle TCK m.158/1-f veya m.245 kapsamında değerlendirilir.
Sahte e-ticaret ve ilan dolandırıcılığı: Var olmayan ürün satışı veya ödeme sonrası teslim edilmeme; nitelikli dolandırıcılık kapsamına girebilir.
Kripto para dolandırıcılığı: Sahte yatırım platformları veya cüzdan uygulamalarıyla kripto varlıkların ele geçirilmesi; dolandırıcılık ve bazı hallerde suç gelirinin aklanması (TCK m.282) ile birlikte değerlendirilebilir.
Sosyal medya ve e-posta hesabı ele geçirme: Şifre kırma veya sosyal mühendislikle hesaba erişim TCK m.243, hesap içeriğinin değiştirilmesi veya silinmesi TCK m.244 kapsamına girebilir.
Fidye yazılımı (ransomware): Sistemin şifrelenerek erişilemez hale getirilmesi TCK m.244/2 kapsamındadır. Fidye talebinin kendisi somut olaya göre ayrıca şantaj veya tehdit suçunu oluşturabilir; failin bu yolla haksız çıkar sağlaması ise, eylem başka bir suç oluşturmuyorsa, tali norm olan TCK m.244/4 kapsamında değerlendirilir. Bu üç ihtimal otomatik olarak bir arada uygulanmaz; somut olayda hangi suçun oluştuğu ayrıca tespit edilmelidir.
Deepfake ve görüntü/ses manipülasyonu: Kişinin rızası dışında üretilmiş sahte görüntü veya seslerle itibar zedeleme ya da tehdit; somut olaya göre hakaret, şantaj veya kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler uygulanabilir.
Bilişim Suçları Şikayete Tabi midir, Resen mi Soruşturulur?
TCK m.73'teki genel kural uyarınca, bir suçun şikayete tabi olması için ilgili madde metninde bunun açıkça belirtilmesi gerekir; aksi halde suç resen (kendiliğinden) soruşturulur ve kovuşturulur. TCK m.243, m.244, m.245 ve m.245/A'nın madde metinlerinde şikayet şartına yer verilmediğinden, bu suçların hepsi kural olarak resen takip edilir: mağdurun ayrıca şikayet dilekçesi vermesi soruşturmanın başlaması için zorunlu değildir, ihbar yeterlidir; mağdurun şikayetinden vazgeçmesi de kovuşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
Bilişim sistemi araç kılınarak işlenen bazı suçlarda (örneğin TCK m.125 hakaret) durum farklıdır; bu suç kendi maddesinde öngörülen şikayete tabi olma kuralına tabidir ve öğrenmeden itibaren 6 aylık şikayet süresi (TCK m.73) uygulanır. TCK m.106 tehdit suçunda ise ayrım daha incedir: kişinin hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir kötülük tehdidi resen soruşturulurken; malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara veya sair bir kötülüğe uğratılacağı yönündeki tehdit şikayete tabidir. Bu nedenle hangi maddenin uygulanacağı netleşmeden "sürem doldu" veya "şikayetsiz işlem yapılmaz" gibi kesin bir sonuca varılmamalıdır.
Bilişim Suçlarında Uzlaştırma, Etkin Pişmanlık ve HAGB Uygulanır mı?
Resen soruşturulan bir suç olması, o suçun uzlaştırma kapsamı dışında olduğu anlamına gelmez; uzlaştırma, CMK m.253'teki ayrı bir katalog üzerinden belirlenir. TCK m.243, m.244, m.245 ve m.245/A hiçbiri CMK m.253'teki uzlaştırma kataloğunda yer almamaktadır; bu nedenle bu suçların hiçbiri, 7571 sayılı Kanun'la CMK m.253'te yapılan güncellemelerden sonra dahi, uzlaştırma kapsamına girmemektedir.
TCK m.245/1 kapsamındaki fiiller bakımından, kanunun açık hükmü uyarınca malvarlığına karşı suçlardaki etkin pişmanlık hükümleri (TCK m.168) uygulanabilir; bu imkan yalnızca m.245/1'e özgüdür, m.245/2 (sahte kart üretimi) ve m.245/3 (sahte kartla kullanım) bu kapsamda değildir.
Ayrıca TCK m.245/4 uyarınca, m.245/1'deki fiilin haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın veya aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi halinde, bu kişiler hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu şahsi cezasızlık hali yalnızca m.245/1'e özgüdür ve nişanlılık veya birlikte yaşama gibi kanunda sayılmayan ilişkileri kapsamaz.
TCK m.246 ise bağımsız bir suç tanımlamamakta; bu bölümdeki suçların işlenmesi suretiyle tüzel kişilerin yararına haksız bir menfaat sağlanması halinde, bu tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerinin (TCK m.60) uygulanmasını öngörmektedir.
2026 güncellemesi: 16 Temmuz 2026'da kabul edilen 7589 sayılı Kanun'la CMK m.231'in 5 ila 14. fıkraları tamamen yeniden yazılmıştır. Güncel düzenlemede HAGB, hükmedilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması şartına bağlıdır; ayrıca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun giderilebilir bir zararı doğmuşsa bunun aynen iade, eski hale getirme veya tazmin yoluyla (gerekirse taksitle) tamamen giderilmesi aranır; bilişim sistemine salt yetkisiz erişim gibi somut bir maddi zarar doğurmayan fiillerde bu şart zaten uygulanmaz. Denetim süresi 5 yıla çıkarılmış; denetim süresinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi halinde hüküm açıklanır, yükümlülük ihlalinde ise mahkemeye cezanın bir kısmını infaz etmeme veya erteleme/seçenek yaptırıma çevirme yetkisi tanınmıştır. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği kötü muamele suçlarında HAGB artık uygulanamaz. HAGB kararına karşı kanun yolu da değişmiştir: itiraz değil, istinaf yoluna başvurulur.
HAGB kararı verildikten sonra sanığın denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi halinde, güncel CMK m.231 uyarınca hüküm açıklanır. Bu ilkenin eski hükümdeki karşılığı Yargıtay tarafından şöyle ifade edilmiştir: mahkeme önceki hükümde herhangi bir değişiklik yapmaksızın hükmü aynen açıklar (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2021/11212, K.2021/20923, T.15.11.2021). Denetim süresi içinde yükümlülük ihlali (kasıtlı suç dışındaki bir aksaklık) söz konusuysa, 7589 sayılı Kanun sonrası mahkemeye cezanın bir kısmını infaz etmeme veya erteleme/seçenek yaptırıma çevirme konusunda takdir yetkisi tanınmıştır; bu nedenle her denetim süresi ihlalinde otomatik olarak hükmün aynen açıklanacağı varsayılmamalıdır.
Bilişim Suçlarında Şikayet ve İhbar Süreci
Mağdur olan kişi, suç duyurusunu doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçeyle veya kolluk kuvvetlerine (il/ilçe emniyet müdürlüğü bünyesindeki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele - KOM ya da Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, jandarma bölgelerinde jandarma birimleri) başvurarak yapabilir. CİMER doğrudan ceza soruşturmasını yürüten adli merci değildir; ihbar niteliğindeki bir CİMER başvurusu ilgili kuruma sevk edilebilir. Ancak özellikle dijital delillerin hızla kaybolabileceği veya banka/ödeme hesaplarına ivedi müdahale gerekebileceği bilişim suçlarında doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurulması tercih edilmelidir.
Şikayet dilekçesinde veya kolluk beyanında aşağıdaki hususların mümkün olduğunca somut ve tarihli şekilde belirtilmesi, soruşturmanın hızlanmasını sağlar:
Olayın kronolojisi: Fiilin ne zaman fark edildiği, ilk şüphenin ne zaman oluştuğu.
Dijital deliller: Ekran görüntüleri, e-posta başlıkları (header), IP kayıtları, işlem dekontları, mesajlaşma kayıtları — mümkünse orijinal dosya formatında, üzerinde oynanmamış halde saklanmalıdır.
Mali zarar: Varsa banka dekontları, hesap hareketleri, kripto cüzdan işlem kayıtları.
Şüpheliye ilişkin bilgiler: Kullanıcı adı, telefon numarası, IBAN, sosyal medya profili gibi elde bulunan her türlü tanımlayıcı bilgi.
2026 güncellemesi: 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle getirilen CMK m.128/A uyarınca, TCK m.142/2-e, m.158/1-f, m.158/1-l ve m.245 kapsamındaki suçların işlendiğine dair makul şüphe bulunması halinde, suça konu menfaatin bulunduğu banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesaplar ilgili kurum tarafından 48 saate kadar askıya alınabilir. Askıya alınan hesaptaki tutara hakim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcının yazılı emriyle (24 saat içinde hakim onayına sunulmak kaydıyla) el konulabilir. Mağdurun parasının aktarıldığı hesabın hızla tespit edilip bu tedbirin talep edilmesi, tahsilat şansını artırabilir; bu nedenle şikayet dilekçesinde ilgili hesapların ivedilikle tespiti ve gerekli tedbirlerin değerlendirilmesi ayrıca talep edilmelidir.
Bilişim Suçlarında Dijital Deliller Nasıl İncelenir? (CMK m.134)
Soruşturma aşamasında şüphelinin bilgisayar, telefon veya diğer dijital cihazlarında arama, kopyalama ve el koyma işlemleri CMK m.134'e tabidir. Buna göre bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim kararıyla şüphelinin bilgisayarında, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama yapılabilir, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılabilir ve bu kayıtların çözümü yapılarak metin haline getirilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı da bu yönde karar verebilir; ancak bu karar 24 saat içinde hakim onayına sunulmalı, hakim de kararını 24 saat içinde vermelidir.
2026 güncellemesi: Anayasa Mahkemesi, 12 Şubat 2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK m.134'ün birinci ve ikinci fıkralarında yer alan, arama ve el koymaya imkan veren belirli düzenlemeleri (elde edilen kişisel verilerin saklanması, silinmesi ve sınırlandırılmasına ilişkin yeterli kanuni güvence içermediği gerekçesiyle) Anayasa'ya aykırı bulup iptal etmiştir. Karar 25 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, iptal hükmü yayım tarihinden dokuz ay sonra, yani 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar CMK m.134 mevcut haliyle yürürlükte kalmaya devam etmektedir; ancak kanun koyucunun bu süre içinde maddeyi yeniden düzenlemesi beklenmektedir. Bu başlık, yürürlük tarihi yaklaştıkça ayrıca güncellenecektir.
El konulan cihazlardaki verilerin bütünlüğünün korunması amacıyla sistemdeki verilerin yedeği bir kopya üzerinde incelenir; alınan yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline de verilir. Adli bilişim incelemesi süreci, verilerin değiştirilmediğini gösteren imza (hash) değerleri ile teknik olarak belgelendirilir; bu kayıt zinciri (chain of custody) bozulursa delilin ispat gücü mahkemece tartışmalı hale gelebilir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/35354, K.2023/7215, T.17.10.2023
"Usulüne uygun arama el koyma kararına göre sanığın bilgisayar ve hard diskine el konulmuş, Adli Emanetin 2007/288 sırasında muhafaza altına alınmıştır. [...] Sanığın bilgisayarı üzerinde yapılan teknik inceleme raporuna göre; bir kısım mağdurların kredi kartı bilgilerinin sanığın bilgisayarında bulunduğu tespit edilmiştir."
Bilişim Suçlarında Hangi Mahkeme Görevlidir?
TCK m.243, m.244 ve m.245/A'nın tüm hallerinde ve m.245'in temel hallerinde görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir; bu görev, hükmedilecek somut ceza miktarına göre değil, doğrudan kanundaki görev kurallarına göre belirlenir. Yetkili mahkeme ise kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; bilişim suçlarında fiilin işlendiği yerin tespiti (sunucunun bulunduğu yer, mağdurun hesabına erişilen yer, failin eylemi gerçekleştirdiği yer) teknik incelemeye bağlı olarak değişebileceğinden, yetki itirazları bu suç tipinde sık karşılaşılan bir usul meselesidir.
2026 güncellemesi: 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'la, 5235 sayılı Kanun m.12'deki ağır ceza mahkemesi özel görev kataloğundan "nitelikli dolandırıcılık (m.158)" ibaresi çıkarılmıştır; bu bir ihtisas uygulamasının kaldırılması değil, doğrudan bir kanuni görev değişikliğidir. Bu değişiklik sonrası açılan dosyalarda görev asliye ceza mahkemesine geçmiştir. Kanunun geçiş hükmü, esas olarak 25 Aralık 2025 tarihinde dosyanın hangi usuli aşamada bulunduğuna bakar: bu tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan veya istinaf/temyiz aşamasında bulunan dosyalar eski görev kuralıyla aynı mahkemede sonuçlandırılır. Somut dosyada görev, özellikle 25 Aralık 2025 itibarıyla dosyanın usuli durumu ve geçiş hükmü dikkate alınarak belirlenmelidir.
Cezayı Etkileyen Nitelikli Haller
Bilişim suçlarında ceza miktarını artıran başlıca haller şunlardır: fiilin banka, kredi kurumu veya kamu kurum ve kuruluşuna ait bir sistem üzerinde işlenmesi (TCK m.244/3); fiil sonucunda kişinin kendisi veya başkası lehine haksız çıkar sağlaması (TCK m.244/4); ve sahte kart üretimi ile bu kartın kullanılması gibi kademeli ağırlaştırılmış hallerdir (TCK m.245/2-3). Failin suçu bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlemesi halinde ayrıca TCK'nın örgütlü suçlara ilişkin genel hükümleri de gündeme gelebilir.
Mağdur Olan Kişinin Yapması Gerekenler
Bir bilişim suçuna maruz kaldığını düşünen kişinin izleyebileceği pratik adımlar şunlardır: öncelikle etkilenen hesap veya sistemin şifresi değiştirilmeli, mümkünse iki aşamalı doğrulama etkinleştirilmelidir. Bankacılık işlemleriyle ilgili bir mağduriyet varsa, ilgili bankanın çağrı merkezi aranarak işlemin itiraz kaydı derhal oluşturulmalı ve kart/hesap bloke edilmelidir. Ardından ekran görüntüsü, e-posta, mesaj ve işlem dekontu gibi deliller kaybolmadan yedeklenmeli ve gecikmeksizin Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa suç duyurusunda bulunulmalıdır. Zararın büyüklüğüne ve delillerin niteliğine göre bir bilişim hukuku alanında çalışan avukattan destek alınması, hem soruşturma aşamasındaki hak kaybını önler hem de varsa hukuk davası (tazminat) sürecinin hazırlanmasını kolaylaştırır.
Ek Emsal Kararlar: Sosyal Medya Hesabı Ele Geçirme ve Diğer Ayrım Kararları
Aşağıdaki kararlar, yukarıdaki başlıklarda ele alınan suç vasfı ayrımlarını farklı olay örgüleriyle desteklemektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/21187, K.2023/3836, T.10.05.2023
"Sanığın, şikayetçiye ait elektronik posta ve ona bağlı Facebook hesaplarına şifrelerini kırarak girmek ve arkadaş listesindeki mağdurla yazışmalar yapmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı halde suç vasfında hataya düşülerek aynı Kanunun 243 üncü maddesinin birinci fıkrasından mahkumiyet hükmü kurulması."
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E.2017/26427, K.2020/10070, T.19.10.2020
"Hesabına hukuka aykırı olarak girip şifresini değiştirmek suretiyle mağdurun hesabına erişimini engellemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 244/2. maddesi kapsamında kaldığı halde aynı yasanın 244/1. maddesinden mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur."
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2020/4091, K.2021/76, T.11.01.2021
"[ATM cihazına kart kopyalama aparatı takılması olayında, bilişim sistemini erişilmez kıldığı hususunda delil elde edilemeyen sanığın eyleminin banka kartının şifresini almaya yönelik olması nedeniyle] TCK'nın 136, 35/2. maddelerinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması [bozma sebebi sayılmıştır]."
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E.2024/152, K.2024/7551, T.09.10.2024
"[İnternet bankacılığı şifresinin hileli yollarla temin edilip transfer yapılması durumunda eylemin] bilişim sistemini kullanmak yoluyla nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu [ve somut olayda] başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı [ifade edilmiştir]."
Bu kararların ortak çizgisinden çıkan pratik sonuç şudur: doğru madde tayini, failin eyleminin hangi aşamada gerçekleştiğine (yalnızca giriş mi, veriye müdahale mi), mağdurun iradesinin devrede olup olmadığına (kendisi mi işlem yaptı, yoksa fail mi doğrudan işlem yaptı) ve kartın/bilgilerin fiilen ele geçirilip geçirilmediğine bağlıdır. Yanlış madde ile açılan bir soruşturma veya hazırlanan bir dilekçe, davanın seyrini olumsuz etkileyebilir.
Sonuç
Bilişim suçları, TCK m.243-245/A'da düzenlenen dar anlamdaki bilişim suçlarının yanı sıra, bilişim sisteminin araç olarak kullanıldığı nitelikli dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve dijital ortamda işlenen hakaret ve tehdit gibi geniş bir suç yelpazesini kapsar. Doğru hukuki yolun belirlenmesi, öncelikle failin somut eyleminin hangi madde kapsamına girdiğinin tespitine bağlıdır; bu tespit hem uygulanacak ceza miktarını hem de suçun şikayete tabi olup olmadığını, dolayısıyla sürecin nasıl yürütüleceğini belirler.
Mağdur olan kişi bakımından en kritik unsur, dijital delillerin vakit kaybetmeden ve bütünlüğü bozulmadan korunması, bankacılık işlemlerinde derhal itiraz kaydı oluşturulması ve suç duyurusunun doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa yapılmasıdır. Şüpheli sıfatıyla sürece dahil olan kişi bakımından ise, adli bilişim incelemesinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, kayıt zincirinin bozulup bozulmadığı ve fiilin hangi madde kapsamında değerlendirildiği savunmanın kurulacağı temel noktalardır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sosyal medya hesabım ele geçirildi, hangi suç oluşur?
Yalnızca yetkisiz erişim varsa TCK m.243 oluşur. Hesaba girdikten sonra şifre değiştirme, veri silme/değiştirme/yerleştirme veya gönderme gibi bir müdahale varsa, eylem kural olarak bütün halinde TCK m.244/2 kapsamında değerlendirilir ve ayrıca m.243/1'den ceza verilmez (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2022/9541, K.2025/7292, T.17.06.2025).
Bilişim suçları şikayete tabi mi, yoksa savcılık kendiliğinden mi harekete geçer?
TCK m.243, m.244, m.245 ve m.245/A'nın madde metinlerinde şikayet şartı bulunmadığından bu suçların hepsi kural olarak resen soruşturulur. Suç duyurusu veya ihbar, soruşturmanın başlaması için yeterlidir; mağdurun ayrıca şikayetinden vazgeçmesi kovuşturmayı kendiliğinden sona erdirmez.
Bilişim suçu şikayeti nereye yapılır?
CİMER doğrudan ceza soruşturmasını yürüten bir adli merci değildir; CİMER'e yapılan ihbar niteliğindeki başvuru ilgili kuruma sevk edilebilir. Ancak özellikle delil kaybı veya hesaba müdahale ihtimali bulunan bilişim suçlarında doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa (Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ya da KOM birimleri) başvurulması tercih edilmelidir.
Kredi kartı bilgilerim internetten çalındı, hangi madde uygulanır?
Kart bilgileri (numara, son kullanma tarihi, güvenlik kodu) ele geçirilip doğrudan bu bilgilerle harcama yapıldıysa, hile ile elde edilmiş olsa dahi TCK m.245/1 uygulanır; dolandırıcılık değil, özel norm niteliğindeki kart suçu oluşur. Bilgilerin sahte kart üretiminde kullanılması halinde m.245/2, sahte kartla işlem yapılması halinde m.245/3 gündeme gelebilir.
İnternet bankacılığıma girilip param başka hesaba aktarıldı, hangi suç oluşur?
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bu eylem TCK m.244/4 değil, doğrudan TCK m.142/2-e kapsamında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık suçunu oluşturur; çünkü hesap bakiyesi yalnızca bir veri değil, verinin temsil ettiği ekonomik değerdir ve mağdurun iradesi tamamen devre dışı bırakılmıştır.
ATM'de kartımı unuttum, biri param çekti, hangi suç oluşur?
Kart ATM'de takılı haldeyken işlem sürdürülerek para çekilmişse, Yargıtay'ın güncel bir kararında bu durum TCK m.142/2-e (bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık) olarak nitelendirilmiştir; ancak karar oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oyda m.245/1'in uygulanması gerektiği savunulmuştur. Kartın cihazdan çıkarılıp fiilen ele geçirildikten sonra kullanılması gibi farklı bir olay örgüsünde ise TCK m.245/1 gündeme gelebilir.
Beni telefonla arayıp banka görevlisiyim diyerek onay kodumu aldılar, hangi suç oluşur?
Bu, kart bilgilerinin kim tarafından ele geçirilip kullanıldığına bağlıdır. Fail kart bilgilerini kendisi ele geçirip doğrudan kullandıysa TCK m.245/1 gündeme gelir; buna karşılık fail sizi hileyle yönlendirip mağdurun iradesini fesada uğratarak işlemi (örneğin havale/EFT'yi) bizzat sizin veya bankanın sisteminin yapmasını sağladıysa, bu TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilir. "OTP/onay kodu bildirildi" tek başına otomatik bir sonuç doğurmaz; mağdurun iradesinin ne ölçüde devre dışı bırakıldığı belirleyicidir.
Eski işyerimin sistemine işten ayrıldıktan sonra girdim, suç mu işlemiş olurum?
Evet, olabilir. İş sözleşmesinin sona ermesiyle sisteme erişim yetkisi de kural olarak sona erer; bu tarihten sonra sisteme giriş veya sistemde kalmaya devam etme TCK m.243 kapsamında değerlendirilebilir.
Şifresiz Wi-Fi ağına bağlanmak suç mudur?
Şifreli bir ağa izinsiz bağlanmak TCK m.243/1 kapsamında değerlendirilebilir. Şifresiz bırakılan ağlara bağlanmada hukuka aykırılık unsuru tartışmalıdır; ancak bu ağ üzerindeki veri trafiğinin teknik bir araçla dinlenmesi TCK m.243/4 kapsamında suç oluşturur.
Fidye yazılımı (ransomware) saldırısına uğradım, hangi suçlar oluşur?
Sistemin şifrelenerek erişilemez hale getirilmesi TCK m.244/2 kapsamındadır. Fidye talebi somut olaya göre ayrıca şantaj veya tehdit suçunu oluşturabilir; failin haksız çıkar sağlaması ise başka bir suç oluşmuyorsa TCK m.244/4 kapsamında değerlendirilir. Bu ihtimaller otomatik olarak birlikte uygulanmaz, somut olaya göre ayrıca tespit edilir.
Sahte e-ticaret sitesinden dolandırıldım, bilişim suçu mu, dolandırıcılık mı?
Bu genellikle TCK m.158/1-f kapsamında, bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilir; dar anlamda bilişim suçlarından (m.243-245/A) farklı bir maddedir.
Bilişim suçu davasında hangi mahkeme görevlidir?
TCK m.243, m.244, m.245 ve m.245/A bakımından kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir; bu, hükmedilecek somut ceza miktarına göre değil, doğrudan kanundaki görev kuralına göre belirlenir. Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir; bilişim suçlarında bu yerin tespiti teknik incelemeye bağlı olabilir.
Delil olarak neleri saklamalıyım?
Ekran görüntüleri, e-posta başlıkları, mesajlaşma kayıtları, banka dekontları ve varsa şüpheliye ait kullanıcı adı, telefon veya IBAN bilgileri mümkün olduğunca orijinal formatında ve değiştirilmeden saklanmalıdır.
Bilişim suçları uzlaştırma kapsamında mıdır?
Hayır. TCK m.243, m.244, m.245 ve m.245/A'nın hiçbiri CMK m.253'teki uzlaştırma kataloğunda yer almamaktadır; bu nedenle dar anlamdaki bilişim suçlarının hiçbiri uzlaştırma kapsamına girmez. Bilişim sistemi araç kılınarak işlenen bazı diğer suçlarda (somut olaya göre) uzlaştırma gündeme gelebilir; bu, ayrı bir değerlendirmedir.
Zararımı geri alabilir miyim?
Ceza mahkemesinde klasik anlamda bir tazminat davası yürütülmez; uğranılan maddi veya manevi zarar için kural olarak ayrı bir hukuk davası (haksız fiil veya sözleşmesel sorumluluk esaslı) açılmalıdır. Buna karşılık, suçtan elde edilen ve el konulan bir menfaatin mağdura ait olduğu tespit edilirse, CMK m.128/A kapsamındaki iade süreci ayrı bir konudur ve ceza soruşturması içinde değerlendirilebilir.
Şüpheli belli değilse yine de şikayette bulunabilir miyim?
Evet. Fail bilinmese dahi suç duyurusunda bulunulabilir; savcılık ve kolluk, IP kayıtları, işlem logları ve banka kayıtları üzerinden failin kimliğinin tespitine yönelik araştırma yürütür.
Adli bilişim incelemesi için cihazıma nasıl el konulur?
CMK m.134 uyarınca, kural olarak hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla bilgisayar, telefon veya diğer dijital cihazlarda arama, kopyalama ve el koyma yapılabilir. Savcı kararı sonradan hakim onayına sunulur.
Bilişim suçundan yargılanıyorum, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) mümkün mü?
7589 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen CMK m.231 uyarınca, hükmedilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun giderilebilir bir zararı doğmuşsa bunun tamamen giderilmesi (gerekirse taksitle) şartlarının birlikte sağlanması halinde mümkün olabilir; bilişim sistemine salt yetkisiz erişim gibi somut bir zarar doğurmayan fiillerde bu şart zaten aranmaz. Bu değerlendirme dosyaya göre ayrıca yapılır.
Yasak cihaz veya program bulundurma suçu (TCK m.245/A) ne zaman oluşur?
Bir cihaz, yazılım, şifre veya güvenlik kodunun münhasıran bilişim suçları veya bilişim sistemi aracılığıyla işlenebilen diğer suçlar için üretilmesi, ithal edilmesi, satılması, satın alınması veya bulundurulması halinde oluşur. Kanunda "lisanslı güvenlik testi aracı otomatik olarak kapsam dışıdır" şeklinde ayrı bir istisna yoktur; aracın niteliği, oluşturulma amacı ve somut kullanım bağlamı birlikte değerlendirilir.
Deepfake ile mağdur edildim, hangi hukuki yola başvurabilirim?
Somut olaya göre değişmekle birlikte, hakaret, şantaj veya kişisel verilerin korunmasına ilişkin cezai hükümler ile birlikte kişilik haklarının korunmasına dayalı hukuk davası da açılabilir. Bu alan hızla gelişmekte olup güncel içtihat takip edilmelidir.
Kripto para dolandırıcılığında hangi suç oluşur?
Genellikle nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f) kapsamında değerlendirilir; suç gelirinin başka hesap veya varlıklara aktarılması halinde suç gelirinin aklanması (TCK m.282) suçu da ayrıca gündeme gelebilir.
Bilişim suçu nedeniyle işveren çalışanına dava açabilir mi?
Evet; çalışanın yetkisi dışında sisteme erişmesi veya verileri silmesi hem ceza hem de iş hukuku ve tazminat sorumluluğu doğurabilir. Kurumsal mağduriyetlerde ceza şikayeti ile birlikte hukuk davası da değerlendirilmelidir.
Nitelikli dolandırıcılık davasına artık hangi mahkeme bakıyor?
25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'la, 5235 sayılı Kanun'daki ağır ceza mahkemesi özel görev kataloğundan "nitelikli dolandırıcılık" ibaresi çıkarılmıştır; bu yeni dosyalarda görev asliye ceza mahkemesine geçmiştir. Bu tarihte ağır ceza mahkemesinde görülmekte olan dosyalar aynı mahkemede sonuçlandırılır.
Hesabımı/IBAN'ımı başkasına verdim, dolandırıcılıktan sorumlu olur muyum?
Bu, hesabı verirken dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediğinize bağlıdır; yalnızca hesaba para gelmiş olması tek başına kastın kanıtı sayılmaz. Kastınız ispatlanırsa ve katkınız yalnızca hesap/kart bilgisi sağlamaktan ibaretse, 7589 sayılı Kanun'la eklenen TCK m.158/4 uyarınca cezanız yarı oranında indirilebilir; ancak bu bir af değildir.
Dosyam kesinleşip infaz aşamasında, TCK m.158/4 bana nasıl uygulanır?
Dosyanız BAM ceza dairesindeyse bozma kararıyla ilk derece mahkemesine gönderilir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaysa doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilir. İnfaz aşamasındaysanız ve daha önce hakkınızda TCK m.168 (etkin pişmanlık) uygulanmamışsa, mahkemenin yapacağı ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararını tamamen giderirseniz TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık hükümlerinden de ayrıca yararlanabilirsiniz; zarar tamamen giderilmeden infazın durdurulmasına karar verilemez.
Eşimin/kardeşimin kartını izinsiz kullandım, yine de cezalandırılır mıyım?
TCK m.245/4 uyarınca, m.245/1'deki fiilin haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşe, üstsoy/altsoya, bu derecedeki kayın hısımlara, evlat edinene/evlatlığa veya aynı konutta yaşayan kardeşe karşı işlenmesi halinde ceza verilmez. Bu istisna yalnızca kanunda sayılan yakınlık ilişkileri için geçerlidir; nişanlılık veya birlikte yaşama gibi ilişkileri kapsamaz.
Bu makalenin içeriği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kanunun izin verdiği alıntı ve diğer serbest kullanım halleri saklıdır. Bu istisnalar dışında içeriğin izinsiz olarak çoğaltılması, yayımlanması veya dağıtılması hukuki sorumluluk doğurabilir. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. © 2026, Av. Buğra Topaktaş