12. Yargı Paketi Kapsamında Getirilen Düzenlemeler ve Uygulamaya Etkileri

12. Yargı Paketi Nedir?

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen düzenleme, resmi adıyla 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'dur. Kanun; İcra ve İflas Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu, idari yargıya ilişkin kanunlar, Türk Medeni Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu dahil toplam on üç kanunda değişiklik yapmaktadır.

Nihai metinde genel af veya nafakaya ilişkin bir reform yer almamıştır. Buna karşılık dolandırıcılık suçuna sınırlı iştirak bakımından yeni TCK m.158/4 indirimi, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davada yeni talep artırım sistemi, HAGB'nin yeniden düzenlenmesi, kanuni faiz oranının belirlenme yönteminin değiştirilmesi, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz ve mahsup kuralları, miras taşınmazlarının satışı, vesayet mallarının elektronik satışı ve idari yargıda kanun yolu sistemi gibi çok sayıda alan doğrudan etkilenmiştir.

12. Yargı Paketi Yürürlüğe Girdi mi? Ne Zaman?

7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Kanunun 26. maddesine göre 3. madde 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde; 11, 12 ve 22. maddeler ise yayım tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girer. Diğer maddeler 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu nedenle vesayet altındaki kişilerin mallarının UYAP'a entegre elektronik satış portalında satılmasına ilişkin 11 ve 12. maddeler ile ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından elle atılan imzaya ilişkin 22. madde 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Danıştay Kanunu Geçici m.27'deki daire yapısına ilişkin geçiş süresini uzatan 3. madde ise 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli kılınmıştır.

12. Yargı Paketi ile Neler Değişti?

Kanun, ceza hukukundan medeni usule, icra hukukundan idari yargıya kadar birbirinden farklı alanlarda değişiklikler getirmiştir. Aşağıdaki tablo yalnızca temel başlıkları göstermektedir; geçiş hükümleri ve uygulama şartları makalenin ilgili bölümlerinde ayrıca açıklanmaktadır.

Hukuk dalıİlgili kanun / maddeTemel değişiklik
Ceza hukukuTCK m.158/4Dolandırıcılığa iştiraki, kanunda sayılan ödeme aracı veya hesap kullanımını sağlayan bilgi ya da araçları vermekle sınırlı kalan kişiler için, diğer şartların da gerçekleşmesi halinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi.
Medeni usulHMK m.107 ve m.109/4Belirsiz alacak davasının kaldırılması; kısmi davada talebin bir defa ve tahkikat sona erene kadar artırılabilmesi, artırılan kısım yönünden zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması.
Ceza muhakemesiCMK m.231AYM'nin iptal kararından sonra HAGB hükümlerinin yeniden düzenlenmesi; 2024'te getirilen istinaf sistemi ve sanığın kabulünün aranmaması korunurken işkence, eziyet ve belirli kötü muamele suçlarının HAGB kapsamı dışında bırakılması.
Kanuni faiz ve tazminat3095 s.K. m.1 ve TBK m.55Kanuni faiz oranının TCMB reeskont oranına bağlanması; çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında bilinen ve bilinemeyen kazanç dönemleri için farklı faiz başlangıcı ile oransal mahsup kuralı.
İcra hukukuİİK m.114Tüm maliklerin paylarını miras yoluyla edindiği taşınmazlarda ilk artırmanın yalnız malik mirasçılar arasında yapılması ve bu artırmaya özgü asgari teklif şartının düzenlenmesi.
Medeni hukukTMK m.440 ve m.444Vesayet kapsamındaki satışların UYAP'a entegre elektronik satış portalında yapılması; hükümler 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek.
İdari yargı2576 s.K. m.7 ve İYUK m.45-462026 yılı için 486.000 TL'lik parasal sınır ve ayrıca sayılan uyuşmazlıklar üzerinden tek hakim alanının genişletilmesi; BİM'in istinaf incelemesinde karar kaldırma, eksikliği giderme ve temyiz rejimine ilişkin yeni kurallar.

12. Yargı Paketi Hakkında Kısa Cevaplar

12. Yargı Paketi hakkında en çok aranan soruların kısa karşılığı aşağıdaki gibidir. Ayrıntılı hukuki şartlar ve geçiş hükümleri makalenin devamında ayrıca açıklanmaktadır.

Merak edilen soruKısa cevap
12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi mi?Evet. Kanunun büyük bölümü 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girdi. 11, 12 ve 22. maddeler 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek.
Genel af veya "IBAN affı" var mı?Hayır. Genel veya özel af yoktur. TCK m.158/4, şartları oluşan sınırlı iştirak bakımından yarı oranında ceza indirimi getirir.
Hesabını kullandıran herkesin cezası yarıya iner mi?Hayır. Dolandırıcılığa iştirak, haksız menfaat amacı ve katkının kanunda belirtilen bilgi veya araçları vermekle sınırlı kalması birlikte aranır.
Suçtan haberi olmayan hesap sahibine ne olur?İştirak kastı yoksa mesele TCK m.158/4 indirimi değil, dolandırıcılık suçundan beraat koşullarının oluşup oluşmadığıdır.
Eski IBAN dosyaları yeni düzenlemeden yararlanabilir mi?Koşulları varsa evet. TCK m.158/4 lehe ceza hükmüdür; kanun yolu ve infaz aşamasındaki bazı dosyalar için ayrıca özel geçiş hükümleri vardır.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?Evet. 31 Temmuz 2026'dan sonra yeni HMK m.107 davası açılamaz; daha önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre devam eder.
HAGB kaldırıldı mı?Hayır. HAGB kaldırılmadı; AYM iptal kararından sonra CMK m.231/5-14 yeniden düzenlendi.
Yeni TBK m.55 eski kazalara uygulanır mı?Kural olarak hayır. Yeni sistem yalnız 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır.

IBAN Mağdurları İçin Yeni Düzenleme (TCK m.158/4)

Dolandırıcılık suçlarında başkasına ait banka hesabı, ödeme aracı veya kripto varlık hesabının kullanılması uygulamada sık karşılaşılan bir iştirak biçimidir. Hesap sahibinin suçtan haberdar olup olmadığı, dolandırıcılık planındaki rolü ve katkısının yalnızca hesap ya da ödeme aracının kullanımını sağlamaktan ibaret kalıp kalmadığı ceza sorumluluğu bakımından ayrı ayrı değerlendirilir. 7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkra, bu alanda özel bir ceza indirimi düzenlemiştir.

Yeni TCK Hükmü Ne Getiriyor?

7589 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle TCK m.158'e eklenen dördüncü fıkranın metni şöyledir: "Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir."

Hüküm yalnızca banka IBAN'ı ile sınırlı değildir. Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ile banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçlar da kapsamda sayılmıştır. TCK m.158/4 yeni bir "IBAN suçu" yaratmamakta; TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştiraki sabit olan kişinin katkısının kanunda belirtilen fiille sınırlı kalması halinde özel bir indirim öngörmektedir.

Kimler Yararlanabilir?

TCK m.158/4'ün uygulanabilmesi için öncelikle kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi gerekir. Bunun yanında eylemin TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştirak niteliğinde olması ve kişinin suça katkısının kanunda sayılan ödeme aracı, hesap bilgisi veya kullanım araçlarını başkasına vermekle sınırlı kalması gerekir. Bu şartlar birlikte gerçekleşmediği sürece özel indirim hükmü uygulanamaz.

Suç Kastı Olmayan Hesap Sahibinin Durumu

TCK m.158/4'ün en önemli sınırı, hükmün kastı bulunmayan kişiyi cezalandırmak için kullanılamamasıdır. Dolandırıcılık kasten işlenebilen bir suçtur. Hesabın suçta kullanılacağını bilmeyen ve dolandırıcılığa iştirak iradesi ispatlanamayan kişi bakımından mesele cezanın yarıya indirilmesi değil, dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kurulup kurulamayacağıdır.

Suça iştirak yönünden gerekli manevi unsurun bulunmadığı sonucuna varılırsa TCK m.158/4 uygulanarak ceza verilmesi değil, dolandırıcılık suçu yönünden beraat kararı gündeme gelir. Buna karşılık dolandırıcılığa iştirak sabit olduğu halde kişinin katkısı yalnızca kanunda belirtilen bilgi veya araçları vermekle sınırlıysa özel indirim hükmü değerlendirilir.

Kritik ayrım: TCK m.158/4, kastın bulunmadığı durumlar için bir "indirim" hükmü değildir. Önce dolandırıcılığa iştirakin unsurlarının oluşup oluşmadığı belirlenir; ancak iştirak sabitse kişinin katkısının sınırlı olup olmadığı incelenir.

Sınırlı Katkı ile Daha Geniş İştirak Arasındaki Fark

Kişinin banka kartını, hesap şifresini veya hesabın kullanılmasını sağlayan başka bir aracı başkasına vermesi ve eyleminin bununla sınırlı kalması, diğer kanuni şartlar da mevcutsa TCK m.158/4 kapsamında değerlendirilebilir. Ancak yalnızca hesabın kime ait olduğu veya para hareketinin o hesaptan geçmesi tek başına yeterli değildir; iştirak kastı ve haksız menfaat amacı ayrıca ortaya konulmalıdır.

Kişinin mağdurun aldatılmasına katılması, sahte ilan hazırlaması, dolandırıcılık planını yönlendirmesi, suç gelirlerinin paylaşımında aktif rol üstlenmesi veya hesaba ilişkin bilgi ve araçları vermenin ötesinde icrai katkılar sunması, özel indirimin uygulanmasına engel olabilecek daha geniş bir iştirak göstergesi oluşturabilir. Örneğin hesaba gelen paranın bizzat çekilmesi tek başına her olayda otomatik sonuç doğurmaz; işlemin zamanı, amacı ve failin organizasyondaki rolü dosyanın bütünüyle birlikte değerlendirilmelidir.

Ceza İndirimi Nasıl Uygulanır?

TCK m.158/4, şartları gerçekleştiğinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür. Mahkeme sanığın suçtaki iştirak biçimini ve uygulanacak diğer hükümleri belirledikten sonra, TCK m.158/4'teki özel şartların gerçekleşmesi halinde verilecek cezayı yarı oranında indirir. Yeni hükmün özellikle TCK m.39'daki yardım etme hükümleriyle ilişkisinin uygulamada nasıl kurulacağı, yeni içtihatlarla daha belirgin hale gelecektir. Bu nedenle TCK m.39 indirimi ile TCK m.158/4 indiriminin her dosyada otomatik olarak art arda uygulanacağı varsayılmamalıdır.

Etkin Pişmanlık (TCK m.168) ile Birlikte Uygulanabilir mi?

TCK m.158/4 ile TCK m.168 farklı hukuki nedenlere dayanan indirim hükümleridir. Kanunda bu hükümlerin birlikte uygulanmasını genel olarak engelleyen bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle her iki hükmün şartlarının somut olayda ayrı ayrı gerçekleşmesi halinde birlikte uygulanmaları mümkündür.

Dolandırıcılık suçunda fail, mağdurun zararını kovuşturma başlamadan önce tamamen giderirse TCK m.168/1 kapsamında cezanın üçte ikisine kadar; kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderirse TCK m.168/2 kapsamında cezanın yarısına kadar indirim gündeme gelir. Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için mağdurun rızası gerekir. TCK m.158/4 ise zararın giderilmesini kendi başına bir uygulama şartı olarak aramaz.

İlk Derece Mahkemesinde Devam Eden Dosyalar

İlk derece yargılaması devam eden dosyalarda TCK m.158/4, sanık lehine olması halinde TCK m.7/2 uyarınca değerlendirilir. Mahkeme öncelikle dolandırıcılığa iştirak için gerekli kastın bulunup bulunmadığını, ardından iştirak sabitse kişinin katkısının yeni fıkrada sayılan fiille sınırlı kalıp kalmadığını belirlemelidir. Kast bulunmadığı savunuluyorsa temel talep beraat; iştirak sabit fakat katkı sınırlıysa alternatif olarak TCK m.158/4'ün uygulanması olabilir.

İstinaftaki ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki Dosyalar

7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/6 hükmü, kanunun yürürlüğünden önce TCK m.157 veya m.158 uyarınca hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan kişiler için özel bir usul öngörmektedir. Yeni TCK m.158/4'ün uygulanacağı sanıklardan dosyası Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesinde bulunanlar hakkında bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.

Geçici hükmün açık lafzı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyaları ayrıca düzenlemektedir. Yargıtay ceza dairesinde bulunan diğer dosyalarda ise lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi ve ilgili kanun yolu hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir.

Kesinleşmiş ve İnfaz Aşamasındaki Dosyalar

Hükmü kesinleşmiş kişiler bakımından da lehe kanunun uygulanması kapsamında uyarlama yargılaması gündeme gelebilir. Ancak cezanın kendiliğinden yarıya düşmesi söz konusu değildir. Hükmü veren mahkeme, öncelikle eylemin TCK m.158/4'ün bütün şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirir; şartlar gerçekleşiyorsa yeni hükme göre sonuç ceza belirlenir. Yeni cezanın infaz edilen süre üzerindeki etkisi ayrıca infaz hesabıyla ortaya çıkar.

Kesinleşmiş Dosyalarda Altı Aylık Etkin Pişmanlık İmkanı

7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/7 hükmü, TCK m.158/4'ün uygulanacağı ve daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlüler için özel bir imkan getirmiştir. Dosyası infaz aşamasında olan bu kişiler, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse TCK m.168/2'deki etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilir.

Bu altı aylık süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar yalnızca bu geçiş hükmüne dayanılarak infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Düzenleme, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle daha sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.

Daha önce yargılama sırasında TCK m.168 uygulanmış olması, TCK m.158/4'ün ayrıca değerlendirilmesine engel olarak düzenlenmemiştir. Ancak bu kişiler Geçici m.1/7'deki özel altı aylık etkin pişmanlık imkanının hedef kitlesinde değildir; uyarlamada TCK m.158/4'ün şartları ayrıca incelenir ve önceki TCK m.168 uygulaması korunarak lehe kanun karşılaştırması yapılır.

IBAN Mağdurları İçin Durum Tablosu

Kişinin durumuMuhtemel hukuki değerlendirme
Hesabı suçta kullanılmış ancak dolandırıcılığa iştirak kastı ispatlanamıyorTCK m.158/4 indirimi değil, dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kurulup kurulamayacağı tartışılır. İştirak kastı yoksa beraat gerekir.
Dolandırıcılığa iştirak sabit ve katkı yalnızca kanunda sayılan hesap/ödeme aracı bilgi veya araçlarını vermekle sınırlıHaksız menfaat amacı da mevcutsa TCK m.158/4 kapsamında verilecek cezada yarı indirim gündeme gelir.
Mağdurun aldatılması, sahte ilan, planlama veya suç gelirlerinin paylaşımında daha geniş rol varKatkının "vermekle sınırlı" olmadığı sonucuna varılabilir. TCK m.158/4'ün uygulanıp uygulanmayacağı somut eylemler üzerinden belirlenir.
İlk derece yargılaması sürüyorLehe hüküm mahkemece değerlendirilir. Kast yoksa beraat savunması; iştirak sabit ve katkı sınırlıysa TCK m.158/4 talebi ayrı ayrı ele alınır.
Hüküm verildi ve dosya Bölge Adliye MahkemesindeGeçici m.1/6 şartları varsa bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
Dosya Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığındaGeçici m.1/6 uyarınca gelişindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilir.
Hüküm kesinleşmiş ve infaz sürüyorTCK m.158/4 şartları varsa lehe kanun uyarlaması gündeme gelir. Sonuç otomatik değildir; mahkeme eylemin yeni hükme girip girmediğini değerlendirir.
Daha önce TCK m.168 uygulanmışBu durum TCK m.158/4'ün ayrıca değerlendirilmesine engel değildir; ancak Geçici m.1/7'deki özel altı aylık imkan daha önce m.168 uygulanmamış hükümlüler için düzenlenmiştir.
TCK m.158/4 uygulanabilecek, TCK m.168 daha önce uygulanmamış ve dosya infaz aşamasındaMahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde zarar tamamen giderilirse Geçici m.1/7 uyarınca TCK m.168/2'den yararlanma imkanı doğar. Zarar giderilinceye kadar bu hükme dayanılarak infaz ertelenmez veya durdurulmaz.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? (HMK m.107)

7589 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HMK m.107'de düzenlenen belirsiz alacak davası yürürlükten kaldırılmıştır. Değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten sonra HMK m.107'ye dayanılarak yeni bir belirsiz alacak davası açılamaz.

Belirsiz alacak davası, dava tarihinde alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği durumlarda kullanılan özel bir dava türüydü. Uygulamada bir alacağın gerçekten "belirsiz" olup olmadığı, talep artırımının zamanı ve dava türünün yanlış seçilmesinin sonuçları önemli uyuşmazlıklar doğuruyordu. 7589 sayılı Kanun, m.107'yi kaldırırken HMK m.109'a yeni bir dördüncü fıkra ekleyerek kısmi davada özel talep artırım ve zamanaşımı koruması getirmiştir.

Geçiş hükmü: 7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/10 hükmüne göre, HMK m.107 yürürlükten kaldırılmadan önce açılmış davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla 31 Temmuz 2026'dan önce usulüne uygun biçimde açılmış belirsiz alacak davaları sırf m.107 kaldırıldığı için sona ermez veya kendiliğinden başka bir dava türüne dönüşmez.

Kısmi Davada Yeni Sistem (HMK m.109/4)

7589 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle HMK m.109'a eklenen dördüncü fıkraya göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın ve tahkikat sona erene kadar artırılabilir.

Yeni hükmün en önemli sonucu zamanaşımı bakımındandır. Talep artırıldığında zamanaşımı, artırılan kısım yönünden de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Böylece kısmi dava açan taraf, HMK m.109/4'teki özel artırım hakkını süresinde kullandığında artırılan bölüm bakımından da dava tarihine bağlanan zamanaşımı korumasından yararlanır.

HMK m.109/4 faiz başlangıcı hakkında özel bir kural getirmemiştir. Bu nedenle artırılan kısım yönünden faizin hangi tarihten işleyeceği; alacağın türü, temerrüt tarihi ve ilgili maddi hukuk hükümleri çerçevesinde ayrıca belirlenmelidir. Aynı şekilde yeni fıkranın eski tarihte açılmış kısmi davalara uygulanması konusunda 7589 sayılı Kanun'da, eski belirsiz alacak davaları için öngörülen Geçici m.1/10 benzeri açık bir geçiş hükmü bulunmamaktadır; zaman bakımından uygulama somut usul durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.

ÖzellikEski belirsiz alacak sistemi (HMK m.107)Yeni kısmi dava artırım sistemi (HMK m.109/4)
Temel yaklaşımAlacağın miktar veya değerinin tam ve kesin belirlenmesinin davacıdan beklenememesi şartına bağlı özel dava türüydü.Alacağın bir kısmının dava edildiği kısmi davada, kanunun öngördüğü özel artırım imkanı getirildi.
Talep artırımıBelirsiz alacak davasına özgü talep artırım mekanizması bulunuyordu.Aynı dava içinde bir defaya mahsus ve tahkikat sona erene kadar yapılabilir.
ZamanaşımıDavanın açılmasının alacağın tamamı bakımından doğurduğu etki, kurumun temel avantajlarından biriydi.Artırılan kısım bakımından zamanaşımı açıkça dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.
FaizAlacağın niteliğine ve temerrüt kurallarına göre belirlenirdi.m.109/4 özel bir faiz başlangıcı düzenlemez; maddi hukuk ve temerrüt hükümleri uygulanır.
Geçiş31 Temmuz 2026'dan önce açılmış m.107 davaları eski hükme göre devam eder.Eski kısmi davalar için özel bir geçiş hükmü bulunmadığından zaman bakımından uygulama ayrıca değerlendirilmelidir.
Pratik nokta: HMK m.109/4'teki özel artırım hakkı bir defa kullanılabilir ve tahkikat sona ermeden önce kullanılmalıdır. Bu nedenle miktar yeterince netleşmeden artırım yapılması risk yaratabilir. Bununla birlikte başka usul imkanlarının bulunup bulunmadığı, somut davanın aşaması ve genel HMK hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

HAGB'de (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) Neler Değişti?

CMK m.231'de düzenlenen HAGB kurumu, Anayasa Mahkemesinin 10 Temmuz 2025 tarihli E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararı sonrasında yeniden düzenlenmiştir. AYM, öncelikle 7499 sayılı Kanunla değiştirilen CMK m.231/5'in HAGB kararı verilmesini öngören birinci cümlesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiş; bu iptal nedeniyle uygulanma imkanı kalmayan m.231/5'in kalan kısmı ile m.231/6-14 hükümlerini de 6216 sayılı Kanun m.43/4 uyarınca iptal etmiştir. İptal hükümlerinin yürürlüğü dokuz ay ertelenmiş, 7589 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle bu süre dolmadan CMK m.231'in 5 ila 14. fıkraları yeniden düzenlenmiştir.

HAGB Kaldırıldı mı?

Hayır. 12. Yargı Paketi HAGB kurumunu kaldırmamıştır. 7589 sayılı Kanun, AYM'nin iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce CMK m.231/5-14 hükümlerini yeniden düzenleyerek HAGB'nin kanuni dayanağını devam ettirmiştir. Bu nedenle 31 Temmuz 2026 itibarıyla şartları oluşan dosyalarda HAGB kararı verilmesi mümkündür; ancak yeni m.231/14'te açıkça kapsam dışında bırakılan suçlar ayrıca dikkate alınmalıdır.

Yeni düzenleme, HAGB'nin temel şartlarını büyük ölçüde korumaktadır. Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve mağdurun veya kamunun zararının giderilmesi temel şartlar arasındadır. Zararın derhal tamamen giderilememesi halinde, denetim süresi içinde aylık taksitlerle tamamen ödeme koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.

7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen CMK m.231/5, 7499 sayılı Kanunla 2024 yılında getirilen müsadere istisnasını korumuştur. HAGB, kural olarak kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder; ancak müsadereye ilişkin hükümler bu sonucun dışında tutulur. Bu nedenle HAGB kararı verilmesi, müsadere konusunda hüküm kurulmasına veya müsadere sonucunun doğmasına tek başına engel değildir.

Kanun yolu bakımından kronoloji önemlidir: HAGB kararlarına karşı istinaf yolu ve sanığın HAGB'yi kabul etmesi şartının kaldırılması 7589 sayılı Kanunla ilk kez getirilen yenilikler değildir. Bu yapı 2024 yılında 7499 sayılı Kanunla oluşturulmuştu. 7589 sayılı Kanun, AYM'nin 2025 tarihli iptal kararından sonra CMK m.231'i yeniden düzenlerken bu sistemi korumuştur. CMK m.231/12 uyarınca, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir ve inceleme usul ile esas yönünden yapılır.

7589 sayılı Kanun'un belirgin yeniliklerinden biri, HAGB uygulanamayacak suçların yeniden belirlenmesidir. Yeni CMK m.231/14 uyarınca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında HAGB hükümleri uygulanmaz.

Önceki sistemle yeni sistem arasındaki önemli farklardan biri de Anayasa m.174 kapsamındaki suçlardır. 7499 sayılı Kanunla düzenlenen önceki CMK m.231/14, Anayasa'nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar bakımından genel bir HAGB engeli öngörüyordu. 7589 sayılı Kanunla yeniden yazılan m.231/14'te bu ibareye yer verilmemiş, TBMM Adalet Komisyonunda Anayasa m.174 kapsamındaki suçları yeniden fıkraya eklemeyi amaçlayan önerge de kabul edilmemiştir. Bu nedenle önceki m.231/14'teki Anayasa m.174 kaynaklı genel HAGB engeli yeni hükümde korunmamıştır. Bununla birlikte somut suç bakımından başka bir özel kanuni HAGB yasağı bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Denetim süresinde kasten yeni suç işlenmesi veya denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması halinde CMK m.231/11'deki sonuçlar gündeme gelir. Mahkeme kural olarak hükmü açıklar; ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek kanunda belirtilen ölçüde cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü de kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii incelemesini m.231/11'deki koşullarla sınırlı olarak yapar.

Kronoloji notu: HAGB kararlarına karşı istinaf yolu, sanığın kabulünün aranmaması, müsadere istisnası ve m.231/11'de açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz sistemi 7499 sayılı Kanunla 2024'te düzenlenmişti. 7589 sayılı Kanun, AYM iptalinden sonra bu yapının önemli bölümünü koruyarak m.231/5-14'ü yeniden düzenlemiş; yeni m.231/14'te işkence, eziyet ve belirli kötü muamele suçlarını HAGB dışında bırakırken önceki Anayasa m.174 kaynaklı genel engeli yeni metne taşımamıştır.

Kanuni Faiz Sisteminde Değişiklik

7589 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ve faiz miktarının sözleşmeyle belirlenmediği hallerde yıllık kanuni faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir.

30 Haziran günündeki reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık günündeki orandan beş puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni geçerli olur. Böylece kanuni faiz sabit bir nominal orana bağlanmak yerine TCMB reeskont oranındaki değişime göre güncellenen bir sisteme dönüştürülmüştür.

3095 sayılı Kanun değişikliği 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiş ve 7589 sayılı Kanun bu madde için özel bir geçiş hükmü öngörmemiştir. Devam eden faiz ilişkilerinde hangi döneme hangi oranın uygulanacağı, zaman bakımından uygulama ilkeleri ile alacağın niteliği dikkate alınarak belirlenmelidir; bu nedenle geçmiş dönemlerin tamamına yeni oranın uygulanacağı şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.

İş Göremezlik ve Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Değişiklikler

7589 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle TBK m.55'e çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi ile destekten yoksun kalmadan doğan zararların hesabına ilişkin yeni hükümler eklenmiştir.

Yeni sistemde, zarar görenin veya desteğin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olay tarihinden; kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Kanun böylece aynı tazminat hesabı içindeki bilinen ve bilinemeyen kazanç dönemleri için farklı faiz başlangıçları öngörmektedir.

Ayrıca çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma zararlarına bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceği düzenlenmiştir.

Geçiş hükmü: 7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/9 hükmüne göre TBK m.55 değişikliği, 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce meydana gelen olaylarda TBK m.55'in değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ölçüt karar tarihi değil, zarar doğuran olayın tarihidir.

İcra ve Elektronik Satış Sistemindeki Değişiklikler

Mirasçılar Arasında Ortaklığın Giderilmesi Satışları

7589 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle İİK m.114'te ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin özel bir artırma modeli getirilmiştir. Düzenleme, tüm maliklerin taşınmazdaki mülkiyetlerini miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından uygulanır.

Bu şartların bulunduğu taşınmazlarda birinci artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılır ve bu özel artırma usulü bir defaya mahsustur. İlk artırmada elektronik satış portalında verilecek teklifin, muhammen kıymetin yüzde yüzü ile satış isteyenin alacağına rüçhanı olan ve o malla güvence altına alınan alacakların toplamından hangisi fazla ise o miktarı ve ayrıca paraya çevirme ile paylaştırma masraflarını geçmesi gerekir.

Birinci artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırmada genel sisteme dönülür. İkinci artırmada asgari teklif hesabında muhammen kıymetin yüzde ellisi esas alınır; ancak yine rüçhanlı alacaklar ile paraya çevirme ve paylaştırma masraflarına ilişkin kanuni eşik dikkate alınır. Dolayısıyla yeni sistemi yalnızca "ilk artırma yüzde yüz, ikinci artırma yüzde elli" şeklinde ifade etmek eksik kalır.

En yüksek teklifi verip süresinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısı bakımından İİK m.114'te teminatın iade edilmemesi, belirli durumlarda alacaktan mahsup ve teklif edilen bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası gibi sonuçlar da düzenlenmiştir.

Geçiş hükmü: 7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/1 hükmüne göre yeni İİK m.114, 31 Temmuz 2026'dan önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu artırmalarda değişiklikten önceki hükümler uygulanmaya devam eder. Bu nedenle geçiş bakımından satış kararının tarihi değil, açık artırma ilanının yapıldığı tarih belirleyicidir.

Vesayet Altındaki Kişilerin Mallarının Satışı

7589 sayılı Kanun'un 11 ve 12. maddeleriyle TMK m.440 ve m.444 değiştirilmiştir. Yeni sisteme göre ilgili satışlar Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırma yoluyla yapılacaktır. Taşınmaz satışında ihale, vesayet makamının onamasıyla tamamlanır ve onama kararının ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.

Bu iki düzenleme 7589 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca yayım tarihinden üç ay sonra, yani 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Geçiş hükmü: 7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/5 hükmüne göre, açık artırma suretiyle satışına karar verilmiş olmakla birlikte 31 Ekim 2026'dan önce ilanı yapılmış artırmalarda eski hükümler uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla yalnız satış işleminin 31 Ekim'den sonra yapılması yeni sistemi tek başına uygulanabilir hale getirmez.

İdari Yargıda Yapılan Değişiklikler

7589 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle 2576 sayılı Kanun m.7 yeniden düzenlenmiştir. İdare mahkemelerinde düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, 2026 yılı için konusu 486.000 TL'yi aşmayan iptal ve tam yargı davaları tek hakim tarafından çözümlenir. Ayrıca öğrencilerin uzaklaştırma veya ilişik kesme sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri ile uyarma cezaları ve kanunda ayrıca sayılan bazı uyuşmazlıklar parasal sınırdan bağımsız olarak tek hakim kapsamına alınmıştır. Vergi mahkemeleri bakımından da m.7'nin ikinci fıkrasındaki parasal sınır 2026 yılı için 486.000 TL'dir. Bu parasal sınırlar, 2576 sayılı Kanundaki yeniden değerleme mekanizması nedeniyle sonraki yıllarda değişebileceğinden dava tarihindeki güncel tutarın ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/2 hükmüne göre 2576 sayılı Kanun m.7'deki bu değişiklikler yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davalar bakımından uygulanır. Daha önce açılmış davalar yeni tek hakim rejimine sırf kanun değişikliği nedeniyle geçirilmez.

İYUK m.45'te yapılan değişiklikle Bölge İdare Mahkemesinin karar kaldırma ve dosyayı ilk derece mahkemesine gönderme halleri ayrıntılı biçimde sayılmıştır. Keşif veya bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesi ile yapılması gereken duruşmanın yapılmaması hallerinde BİM, dosyayı geri göndermek yerine bu eksikliği kendisi gidererek karar verebilir.

İYUK m.46'ya eklenen ikinci fıkra ise birinci fıkra kapsamına girmeyen davalarda, BİM'in ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararların hangi hallerde Danıştayda temyiz edilebileceğini düzenlemektedir. Buna karşılık tek hakimle görülen davalar, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasından doğan davalar ve kanunda ayrıca sayılan bazı uyuşmazlıklar bakımından, BİM'in kaldırma kararı üzerine yeniden verdiği karar için temyiz yolu kapalıdır. Bu nedenle değişikliği "yabancılar hukukundaki bütün istinaf kararları artık kesin" şeklinde genellemek doğru değildir.

7589 sayılı Kanun'un Geçici m.1/3 hükmüne göre İYUK m.46 değişikliği, 31 Temmuz 2026'dan sonra BİM tarafından verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş BİM kararlarında önceki temyiz hükümleri uygulanmaya devam eder.

Diğer Önemli Değişiklikler

7589 sayılı Kanun yalnızca yukarıdaki ana başlıklardan ibaret değildir. Kanunun diğer maddeleri de noterlik işlemleri, Danıştayın geçiş dönemi, hakim ve savcı yardımcılarının eğitimi, bilirkişiye başvuru, ceza muhakemesi ve hukuk yargılamasında kanun yolları bakımından çeşitli değişiklikler getirmiştir.

Noterlik evrakının elektronik gönderimi: 7589 m.2 ile Noterlik Kanunu m.55 yeniden düzenlenmiştir. Mahkeme, sulh ceza hakimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya yetkili resmi daire tarafından noterlik evrakının onaylı örneğinin istenmesi halinde, gerekli şartlarda evrakın elektronik ortamda taranarak güvenli elektronik imzayla gönderilmesine imkan tanınmıştır.

Danıştayın daire yapısına ilişkin geçiş süresi: 7589 m.3, Danıştay Kanunu Geçici m.27'deki "on yıl" ibaresini "on dört yıl" olarak değiştirmiş ve ilgili on yedinci fıkra hükümlerinin 23 Temmuz 2030'a kadar uygulanmayacağını düzenlemiştir. Bu madde 23 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir.

Hakim ve savcı yardımcılarının eğitimi ile bilirkişiye başvuru: 7589 m.8, hakim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav sistemine ilişkin ayrıntılı kurallar getirirken; m.9, mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurmayı 2802 sayılı Kanun m.63 kapsamında uyarma cezasını gerektiren fiiller arasına eklemiştir.

Adli Tıp Kurumunda görev süreleri: 7589 m.7 ile 2659 sayılı Kanun m.26 yeniden düzenlenmiş; adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile bazı başkanlık görevleri için dört yıllık görev süresi öngörülmüştür. Geçici m.1/4, yürürlük tarihinde dört yıl veya daha fazla görev yapanlar ile dört yıldan az görev yapanların durumunu ayrıca düzenlemektedir.

CMK m.80 — moleküler genetik inceleme sonuçları: 7589 m.14 ile inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış biçimde özel bir sisteme kaydedilmesi, saklanması, kullanılması ve imhası yeniden düzenlenmiştir. KYOK'a itiraz süresinin dolması veya itirazın reddi ile beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde veriler derhal; diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl sonra Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir. Kişi, saklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı neden bulunması halinde hakim veya mahkemeden verilerin silinmesini isteyebilir. Sistemdeki bilgiler, devam eden bir soruşturma veya kovuşturmada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilir.

Kaçak sanık hakkında karar ve yargılamanın yenilenmesi: 7589 m.16 ile CMK m.247/3 yeniden düzenlenmiştir. Sorgusu daha önce yapılmamış kaçak sanık hakkında mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Buna karşılık kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmişse, kaçak sanık veya müdafii savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı: 7589 m.17 ile CMK m.308 yeniden düzenlenmiştir. Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanık lehine itirazda süre aranmaz. Geçici m.1/8 uyarınca bu değişiklik, 31 Temmuz 2026'dan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen dosyalarda uygulanır.

Duruşmalar arasındaki süre: 7589 m.21 ile HMK m.147'ye eklenen fıkra uyarınca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir.

E-duruşmada elle imza: 7589 m.22 ile HMK m.149'a eklenen hüküm, ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan kişiler bakımından kural olarak elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmamasını öngörmektedir. İkrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat, kabul ve sulh gibi HMK m.154/3-ç kapsamındaki işlemler istisnadır. Bu değişiklik 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecektir.

Birleştirme, ayırma ve temyiz: 7589 m.23-25 ile HMK m.166, m.168 ve m.362'de değişiklik yapılmıştır. HMK m.166 bakımından, ilk davanın açıldığı mahkemenin birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlı olacağı açıkça düzenlenmiştir. Aynı yargı çevresindeki hukuk mahkemelerinde verilen birleştirme kararına karşı yalnız istinaf yolu öngörülmüş; ayırma kararları ile Bölge Adliye Mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararları bakımından kanun yolu rejimi yeniden belirlenmiştir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden esas hakkında verdiği kararların temyiz edilebilirliğine ilişkin HMK m.362/3 eklenmiştir.

Hangi Düzenleme Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?

Düzenleme7589 s.K. maddesiYürürlükGeçiş / zaman bakımından uygulama
İİK m.114 — mirasçılar arasında ilk artırmam.131.07.2026Geçici m.1/1: Bu tarihten önce ilan edilmiş açık artırmalarda eski hükümler devam eder.
Danıştay Geçici m.27m.331.07.2026; 23.07.2026'dan itibaren geçerliDaire yapısına ilişkin geçiş süresi uzatılmıştır.
2576 m.7 — tek hakim sistemim.431.07.2026Geçici m.1/2: Yalnız bu tarihten sonra açılan davalara uygulanır.
İYUK m.45m.531.07.2026Özel geçiş hükmü yoktur; usul kuralının zaman bakımından uygulanması somut dosyaya göre değerlendirilir.
İYUK m.46m.631.07.2026Geçici m.1/3: Bu tarihten sonra BİM tarafından verilen kararlara uygulanır.
Kanuni faiz — 3095 s.K. m.1m.1031.07.2026Özel geçiş hükmü yoktur; devam eden faiz ilişkilerinde dönemsel uygulama ayrıca değerlendirilmelidir.
TMK m.440 ve m.444 — vesayet e-satışm.11-1231.10.2026Geçici m.1/5: Bu tarihten önce ilan edilmiş açık artırmalarda eski hükümler devam eder.
TCK m.158/4 — sınırlı iştirak indirimim.1331.07.2026Lehe kanun ilkesi uygulanır; Geçici m.1/6-7 kanun yolu ve infazdaki belirli dosyalar için özel hükümler içerir.
CMK m.80 — genetik verilerm.1431.07.20267589'da bu madde için ayrıca bir geçiş hükmü öngörülmemiştir.
CMK m.231 — HAGBm.1531.07.20267499 sayılı Kanunla oluşan önceki sistem ve AYM iptalinin yürürlük tarihiyle birlikte değerlendirilmelidir.
CMK m.308 — Yargıtay C. Başsavcısı itirazım.1731.07.2026Geçici m.1/8: Yürürlükten sonra teslim edilen dosyalara uygulanır.
TBK m.55 — tazminat faizi ve mahsupm.1831.07.2026Geçici m.1/9: Yalnız bu tarihten sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır.
HMK m.107'nin kaldırılmasım.1931.07.2026Geçici m.1/10: Daha önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski m.107 uygulanmaya devam eder.
HMK m.109/4 — kısmi davada artırımm.2031.07.2026Eski kısmi davalar için özel bir geçiş hükmü yoktur.
HMK m.147 — duruşmalar arası sürem.2131.07.2026Özel geçiş hükmü yoktur.
HMK m.149 — elle imza istisnasım.2231.10.2026Bu tarihten itibaren uygulanır.

12. Yargı Paketi Eski Dosyalara Uygulanır mı?

12. Yargı Paketi'ndeki bütün değişiklikler için tek bir "eski dosyalara uygulanır" kuralı yoktur. Kanunun Geçici m.1 hükmü bazı alanlarda açık geçiş kuralları koymuş, bazı maddeler bakımından ise özel bir geçiş hükmü öngörmemiştir.

TCK m.158/4: Ceza hukukunda lehe kanunun geçmişe uygulanması ilkesi nedeniyle suç tarihi eski olsa dahi sanık lehine olan yeni hüküm dikkate alınır. Bunun yanında Geçici m.1/6, Bölge Adliye Mahkemesi ceza daireleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki belirli dosyalar için; Geçici m.1/7 ise infaz aşamasındaki ve daha önce TCK m.168 uygulanmamış belirli hükümlüler için özel kurallar getirmiştir.

HMK m.107: 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davaları, 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/10 gereğince yürürlükten kaldırılan m.107'ye göre devam eder. HMK m.109/4 bakımından ise eski kısmi davalara ilişkin özel bir geçiş hükmü bulunmamaktadır.

TBK m.55: Yeni faiz ve mahsup sistemi karar tarihine göre değil, zarar doğuran olayın tarihine göre uygulanır. Geçici m.1/9 uyarınca yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylarda yeni hükümler uygulanır.

İİK m.114 ve vesayet satışları: Her iki alanda da geçiş ölçütü satış kararının tarihi değil, açık artırma ilanının tarihidir. İİK m.114 bakımından 31 Temmuz 2026'dan önce; TMK m.440 ve m.444 bakımından ise 31 Ekim 2026'dan önce ilan edilmiş artırmalarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.

İdari yargı: 2576 m.7 değişikliği yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davalarda; İYUK m.46 değişikliği ise 31 Temmuz 2026'dan sonra BİM tarafından verilen kararlarda uygulanır. Bu iki geçiş ölçütü birbirinden farklıdır.

12. Yargı Paketi Af mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun genel veya özel af niteliğinde değildir. TCK m.65'e göre genel af halinde kamu davası düşer ve hükmolunan cezalar bütün neticeleriyle ortadan kalkar. Özel af ise hapis cezasının infazına son verilmesi, infaz süresinin kısaltılması veya hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sonucunu doğurabilir; mahkumiyete bağlı hak yoksunluklarının devamına ilişkin ayrıca kanuni sonuçlar vardır.

7589 sayılı Kanun bu nitelikte genel veya özel bir af düzenlemesi getirmemiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da da değişiklik yapmamıştır. TCK m.158/4 ise belirli şartlarda dolandırıcılığa iştiraki sabit olan kişinin verilecek cezasının yarı oranında indirilmesini sağlayan özel bir lehe ceza hükmüdür; fiili suç olmaktan çıkarmamaktadır.

Özet: "IBAN affı" ifadesi teknik olarak doğru değildir. Kast bulunmayan kişi bakımından beraat; dolandırıcılığa iştirak sabit olup TCK m.158/4'teki sınırlı katkı koşulları gerçekleşen kişi bakımından ise özel ceza indirimi gündeme gelir.

Uygulama Örnekleri

Örnek 1 — Hesabını komisyon karşılığı kullandıran öğrenci: Üniversite öğrencisi, hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilerek ve komisyon almak amacıyla banka kartı ile giriş bilgilerini başka kişilere vermiş; bunun dışında mağdurların aldatılmasına veya organizasyonun yürütülmesine katılmamıştır. Dosya istinaftaysa Geçici m.1/6 kapsamında ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve TCK m.158/4 koşullarının değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Eylemin gerçekten bilgi veya araçları vermekle sınırlı kaldığının tespiti halinde verilecek cezada yarı oranında indirim uygulanır; sonuç ceza diğer kişisel ve kanuni hükümlerle birlikte hesaplanır.

Örnek 2 — Suçtan habersiz hesap sahibi: Bir kişi, hukuka uygun olduğunu düşündüğü bir işlem nedeniyle hesabının kullanım bilgilerini güvendiği kişiye vermiş ve hesabı sonradan dolandırıcılıkta kullanılmıştır. Dolandırıcılığa iştirak kastı ispatlanamıyorsa TCK m.158/4 indiriminden önce mahkumiyetin manevi unsurunun bulunup bulunmadığı tartışılır. İştirak kastı yoksa dolandırıcılık suçu bakımından beraat gerekir.

Örnek 3 — İnfazda olan ve daha önce etkin pişmanlıktan yararlanmayan hükümlü: Hükümlünün eylemi TCK m.158/4 kapsamına giriyor ve önceki yargılamada TCK m.168 uygulanmamışsa, mahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde mağdur zararı tamamen giderildiğinde Geçici m.1/7 uyarınca TCK m.168/2'nin uygulanması gündeme gelir. Zarar giderilinceye kadar bu özel hükme dayanılarak infaz ertelenmez veya durdurulmaz.

Örnek 4 — 2025'te açılmış belirsiz alacak davası: Davacı Kasım 2025'te HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası açmış ve dava 31 Temmuz 2026'da halen derdesttir. 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/10 nedeniyle yürürlükten kaldırılmış m.107 bu dava bakımından uygulanmaya devam eder; dava yalnızca kanun değiştiği için sona ermez veya kısmi davaya dönüşmez.

Örnek 5 — 2026 Ağustos ayında açılan kısmi alacak davası: Davacı alacağının yalnızca bir bölümünü dava etmiş ve miktar tahkikat sırasında daha belirgin hale gelmiştir. HMK m.109/4'teki özel hakkı aynı davada bir defa ve tahkikat sona ermeden önce kullanarak talebini artırabilir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır; faiz başlangıcı ise alacağın niteliği ve temerrüt kurallarına göre ayrıca belirlenir.

Örnek 6 — Tamamı miras yoluyla edinilmiş taşınmaz: Bir taşınmazın bütün maliklerinin paylarını miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı durumda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. İlk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılır. İhalenin gerçekleşebilmesi için yalnız muhammen kıymetin yüzde yüzünün teklif edilmesi yetmez; rüçhanlı alacaklar ve paraya çevirme/paylaştırma masraflarına ilişkin İİK m.114 eşiği de sağlanmalıdır. Artırma ilanı 31 Temmuz 2026'dan önce yapılmışsa ise eski hükümler uygulanır.

Örnek 7 — HAGB değerlendirmesi: Taksirle yaralama suçundan yargılanan sanık hakkında iki yılın altında hapis cezası belirlenmesi gündemdedir. Suç CMK m.231/14'te HAGB dışında bırakılan suçlardan değildir. Mahkeme, önceki kasıtlı mahkumiyet, yeniden suç işlememe kanaati ve zararın giderilmesi dahil m.231'deki şartları değerlendirir. HAGB kararı verilirse kanundaki istisnalar saklı olmak üzere istinaf yolu açıktır.

Sık Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi nedir ve ne zaman yürürlüğe girdi?
12. Yargı Paketi, 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'dur. 16 Temmuz 2026'da kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli 33326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Kanunun büyük bölümü 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiş; 11, 12 ve 22. maddeler ise 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek şekilde düzenlenmiştir.
12. Yargı Paketi af mı?
Hayır. 7589 sayılı Kanun genel veya özel af düzenlemesi değildir ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nda değişiklik yapmamıştır. TCK m.158/4 belirli şartlarda dolandırıcılığa iştiraki sabit kişinin cezasında yarı oranında indirim öngören özel bir lehe ceza hükmüdür.
IBAN mağdurları düzenlemesi kimleri kapsar?
TCK m.158/4; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı bulunan, TCK m.157 veya m.158 kapsamındaki dolandırıcılığa iştiraki sabit olan ve katkısı kanunda sayılan ödeme aracı ya da hesap kullanımını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişiler için düzenlenmiştir. Bütün şartlar birlikte aranır.
Suçtan haberim yoksa TCK m.158/4 mü uygulanır?
Hayır. Dolandırıcılığa iştirak kastı yoksa TCK m.158/4 indirimi uygulanarak ceza verilmesi değil, dolandırıcılık suçundan mahkumiyet için gerekli manevi unsurun bulunup bulunmadığı değerlendirilir. İştirak kastı ispatlanamazsa beraat gerekir.
TCK m.158/4 ceza indirimi ne kadar?
TCK m.158/4'ün bütün şartları gerçekleştiğinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Ancak önce sanığın iştirak biçimi ve uygulanacak diğer hükümler belirlenmelidir. Özellikle TCK m.39 ile yeni m.158/4 arasındaki ilişkinin her dosyada otomatik biçimde iki ayrı indirim olarak uygulanacağı varsayılmamalıdır.
TCK m.158/4 etkin pişmanlıkla birlikte uygulanabilir mi?
TCK m.158/4 ile TCK m.168 farklı hukuki nedenlere dayanan hükümlerdir. Kanunda birlikte uygulanmalarını genel olarak engelleyen bir düzenleme yoktur. Her iki hükmün şartları somut olayda ayrı ayrı gerçekleşirse birlikte uygulanmaları mümkündür.
Daha önce TCK m.168 uygulandıysa TCK m.158/4 de uygulanabilir mi?
Daha önce TCK m.168 uygulanmış olması, TCK m.158/4'ün ayrıca değerlendirilmesine engel olarak düzenlenmemiştir. Buna karşılık 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/7'deki özel altı aylık etkin pişmanlık imkanı, daha önce TCK m.168 uygulanmamış ve TCK m.158/4'ün uygulanacağı hükümlüler için öngörülmüştür.
Dosyam istinaftaysa TCK m.158/4 nasıl uygulanır?
7589 sayılı Kanun Geçici m.1/6 kapsamındaki sanığın dosyası Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesindeyse bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. İlk derece mahkemesi yeni TCK m.158/4'ün şartlarını somut eylem üzerinden değerlendirir.
Dosyam Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaysa ne olur?
7589 sayılı Kanun Geçici m.1/6, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan ve TCK m.158/4'ün uygulanacağı sanıklara ait dosyaların gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilmesini öngörmektedir.
Cezam kesinleşmiş ve infaz sürüyorsa TCK m.158/4 uygulanabilir mi?
Koşulları varsa lehe kanun nedeniyle uyarlama yargılaması gündeme gelebilir. Ceza kendiliğinden yarıya düşmez; hükmü veren mahkeme eylemin TCK m.158/4'ün bütün şartlarını taşıyıp taşımadığını değerlendirerek yeni sonuç cezayı belirler.
İnfazdaki hükümlüler için altı aylık zarar giderme imkanı kimleri kapsar?
7589 sayılı Kanun Geçici m.1/7, TCK m.158/4'ün uygulanacağı, dosyası infaz aşamasında olan ve daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlülere yöneliktir. Mahkeme ihtarından itibaren altı ay içinde zarar tamamen giderilirse TCK m.168/2'den yararlanılabilir; zarar giderilinceye kadar bu hükme dayanılarak infaz ertelenmez veya durdurulmaz.
Belirsiz alacak davası kaldırıldı mı?
Evet. HMK m.107, 7589 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra HMK m.107'ye dayanılarak yeni belirsiz alacak davası açılamaz.
31 Temmuz 2026'dan önce açılan belirsiz alacak davaları ne olacak?
7589 sayılı Kanun Geçici m.1/10 gereğince, HMK m.107 yürürlükten kaldırılmadan önce açılmış davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder. Bu davalar sırf kanun değişikliği nedeniyle sona ermez veya kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez.
Kısmi davada talep kaç kez ve ne zamana kadar artırılabilir?
HMK m.109/4'teki özel artırım hakkı aynı dava içinde bir defaya mahsus olmak üzere ve tahkikat sona erene kadar kullanılabilir. Başka usul imkanlarının bulunup bulunmadığı ise somut dava ve genel HMK hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Kısmi davada artırılan kısım zamanaşımına uğrar mı?
HMK m.109/4 uyarınca talep artırıldığında zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Hüküm faiz başlangıcını ayrıca düzenlemez; faiz alacağın niteliği ve temerrüt kurallarına göre belirlenir.
HAGB'de 12. Yargı Paketi ile ne değişti?
7589 sayılı Kanun'un 15. maddesi, AYM'nin E.2024/98, K.2025/149 sayılı iptal kararından sonra CMK m.231'in 5 ila 14. fıkralarını yeniden düzenledi. 2024'te 7499 sayılı Kanunla getirilen istinaf sistemi, sanığın kabulünün aranmaması ve müsadere istisnası korunurken; işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği belirli kötü muamele suçları HAGB kapsamı dışında bırakıldı. Önceki m.231/14'te bulunan Anayasa m.174 kapsamındaki inkılap kanunlarına ilişkin genel HAGB engeli ise yeni metinde korunmadı.
Kanuni faiz nasıl değişti?
3095 sayılı Kanun m.1'e göre sözleşmeyle faiz miktarı belirlenmemişse yıllık kanuni faiz, TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir. 30 Haziran oranı önceki 31 Aralık oranından en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde sekseni uygulanır.
TBK m.55 değişikliği eski kazalara ve haksız fiillere uygulanır mı?
Kural olarak hayır. 7589 sayılı Kanun Geçici m.1/9, yeni TBK m.55 hükümlerinin 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacağını açıkça düzenler. Daha önce meydana gelen olaylarda eski hükümler uygulanmaya devam eder.
Miras taşınmazlarının ortaklığın giderilmesi satışında ne değişti?
Tüm maliklerin mülkiyetlerini miras yoluyla edindiği ve üçüncü kişinin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda ilk artırma yalnız malik mirasçılar arasında yapılır. İlk artırmadaki teklif eşiği yalnız muhammen kıymetin yüzde yüzünden ibaret değildir; rüçhanlı alacaklar ile paraya çevirme ve paylaştırma masrafları da İİK m.114 uyarınca hesaba katılır. 31 Temmuz 2026'dan önce ilan edilmiş artırmalarda eski hükümler uygulanır.
İdari yargıda tek hakim sınırı ve temyiz sistemi nasıl değişti?
2576 sayılı Kanun m.7'de 2026 yılı için 486.000 TL olarak belirlenen sınır ve ayrıca sayılan uyuşmazlıklar üzerinden tek hakim alanı genişletildi; bu değişiklik 31 Temmuz 2026'dan sonra açılan davalara uygulanır. Parasal sınır sonraki yıllarda yeniden değerleme nedeniyle değişebilir. İYUK m.46 değişikliği ise 31 Temmuz 2026'dan sonra BİM tarafından verilen kararlar için geçerlidir ve BİM'in kaldırma üzerine yeniden verdiği bazı kararları temyiz dışında bırakır.
12. Yargı Paketi eski dosyalara uygulanır mı?
Tek bir cevap yoktur. TCK m.158/4 gibi sanık lehine ceza hükümleri koşulları varsa geçmişte işlenen fiillere de uygulanabilir. Buna karşılık HMK m.107, TBK m.55, İİK m.114 ve idari yargı değişiklikleri için 7589 sayılı Kanunda ayrı geçiş hükümleri vardır. Bu nedenle dosyanın türü, aşaması ve ilgili geçiş maddesi birlikte değerlendirilmelidir.
IBAN affı çıktı mı?
Hayır. 7589 sayılı Kanun bir IBAN affı getirmemiştir. TCK m.158/4, dolandırıcılığa iştiraki sabit olup haksız menfaat amacı bulunan ve katkısı kanunda belirtilen hesap veya ödeme aracı bilgi ya da araçlarını vermekle sınırlı kalan kişiler için verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörür. İştirak kastı bulunmayan kişi bakımından ise indirim değil beraat değerlendirmesi yapılır.
HAGB kaldırıldı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi CMK m.231'deki HAGB sistemine ilişkin hükümleri iptal etmiş, ancak iptal kararının yürürlüğü ertelenmiştir. 7589 sayılı Kanun m.15, bu süre dolmadan CMK m.231/5-14 hükümlerini yeniden düzenlemiştir. Bu nedenle HAGB kurumu devam etmektedir.
Yeni HAGB düzenlemesinde hangi suçlarda HAGB uygulanmaz?
Yeni CMK m.231/14 uyarınca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda HAGB uygulanmaz. 7499 sayılı önceki metindeki Anayasa m.174'te korunan inkılap kanunlarına ilişkin genel HAGB engeli 7589 sayılı yeni m.231/14'te korunmamıştır; ancak somut suçta başka özel bir HAGB yasağı bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Yararlanılan Resmi Kaynaklar

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun; kabul: 16.07.2026; Resmi Gazete: 31.07.2026, Sayı: 33326.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.114; 7589 s.K. m.1 ve Geçici m.1/1.
1512 sayılı Noterlik Kanunu m.55; 7589 s.K. m.2.
2575 sayılı Danıştay Kanunu Geçici m.27; 7589 s.K. m.3.
2576 sayılı Kanun m.7 ve Ek m.1; 7589 s.K. m.4 ve Geçici m.1/2.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45-46; 7589 s.K. m.5-6 ve Geçici m.1/3.
2659 sayılı Kanun m.26 ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu m.10, m.63; 7589 s.K. m.7-9.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1; 7589 s.K. m.10.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.440 ve m.444; 7589 s.K. m.11-12 ve Geçici m.1/5.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7, m.21, m.39, m.65, m.158 ve m.168; 7589 s.K. m.13 ve Geçici m.1/6-7.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.80, m.231, m.247 ve m.308; 7589 s.K. m.14-17 ve Geçici m.1/8.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.43/4; Anayasa Mahkemesi E.2024/98, K.2025/149.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.98.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.55; 7589 s.K. m.18 ve Geçici m.1/9.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107, m.109, m.147, m.149, m.166, m.168 ve m.362; 7589 s.K. m.19-25 ve Geçici m.1/10.
7499 sayılı Kanun'un HAGB kanun yolu ve sanığın kabulüne ilişkin 2024 tarihli değişiklikleri.
Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149, 10.07.2025.
TBMM Adalet Komisyonu, 2/3737 esas sayılı Kanun Teklifi görüşme tutanakları; CMK m.231/14 ve TCK m.158/4 görüşmeleri.
Son mevzuat kontrol tarihi: 14.08.2026.

Bu içerik 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kanunun izin verdiği iktibas ve diğer serbest kullanım halleri saklıdır. İçeriğin tamamının veya esaslı bölümlerinin kanuni istisnalar dışında izinsiz çoğaltılması, yayımlanması veya dağıtılması hukuki sorumluluk doğurabilir. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olay bakımından hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. © 2026, Av. Buğra Topaktaş

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir