-
Pzt-Cum 09.00 - 18.30
KARAR ÖZETİ VE DEĞERLENDİRMESİ
Dava, uzman erbaş olarak görev yapan personelin görev sırasında rahatsızlanarak vefat etmesi üzerine, mirasçıların vazife malullüğü talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmesine ilişkindir. Davacılar, müteveffanın görev sırasında defalarca rahatsızlanmasına rağmen hastaneye sevk edilmediğini, bir hafta boyunca revirde tutulduğunu ve bu ihmallerin sonucu olarak yaşamını yitirdiğini ileri sürmüşlerdir. Kurum ise ölümün “görevin neden ve etkisiyle” meydana gelmediği gerekçesiyle başvuruyu reddetmiş, ilk derece mahkemesi de Kurum görüşünü benimseyerek davayı reddetmiştir.
Kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi de davacıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; dosya bu kez temyiz edilmiştir.
Yargıtay, dosyadaki sağlık ve adli raporları inceledikten sonra, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde yer alan “vazife malullüğü” tanımının yanlış yorumlandığına dikkat çekmiştir. Anılan maddeye göre; sigortalının malullüğü, “vazifesini yaptığı sırada meydana gelen kazadan doğmuşsa” vazife malullüğü sayılır. Yargıtay’a göre bu hükümde, ölümün veya rahatsızlığın mutlaka görevin neden ve etkisiyle meydana gelmesi şartı aranmamaktadır. Olayda uzman erbaşın görevi başında, mesai saatleri içinde rahatsızlandığı sabit olduğundan, vefat olayı görev sırasında meydana gelen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmelidir.
Bu gerekçeyle Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Karar, görev esnasında ortaya çıkan rahatsızlıkların da vazife malullüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak bu içtihat, özellikle askerî personel ve kamu görevlileri açısından büyük önem taşımaktadır. Görev sırasında yaşanan ani rahatsızlık veya hastalık nedeniyle meydana gelen ölümlerde artık “görevin neden ve etkisiyle” illiyet bağı aranmayacak, sadece “görev esnasında gerçekleşmiş olması” yeterli kabul edilecektir. Bu yönüyle karar, benzer nitelikteki davalarda Kurum’un dar yorumlarını sınırlayan ve hak sahiplerinin lehine genişletici bir yaklaşım getirmiştir.
KARAR METNİ
T.C.
YARGITAY
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2024/12886
Karar No: 2025/11236
Karar Tarihi: 03-07-2025Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi müteveffanın uzman erbaş olarak görev yapmakta iken rahatsızlandığını ve yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle hastaneye sevk edilmesi gerekirken 1 hafta boyunca revirde yattığını, ölüm nedeninin belirlenemediğini, bu kapsamda … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, Kuruma müteveffanın malulü sayılması için başvuruda bulunduklarını, Kurumca yasal süre içerisinde cevap verilmediğini, … … …’ın görevini yerine getirirken şehit düştüğünü, ilgili yönetmelik hükmünde görevi nedeniyle maruz kalınan hastalık sonucu ölüm olayının gerçekleşmesi durumunda aylık bağlanması gerektiğinin açıkça belirtildiğini beyanla, … muris … …’nın vazife malulü olduğunun tespitine, vefat tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığının işleyecek yasal faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, hak düşürücü süre gibi ilk itirazlarında bulunduklarını, Kurum işleminin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacıların murisi J. Uzm. Onb. … …’nın ilk defa 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra ve olay tarihinde 5510 sayılı Yasanın 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı olduğu, …Jandarma Terörle Mücadele Harekat Okul Komutanlığı emrinde görev yapmakta olan müteveffanın rahatsızlandığı birlik içerinde bulunan revirde vefat ettiği, davacıların müteveffanın vazife malulü sayılması ve buna bağlı olarak hak ve ödemelerin ölüm tarihi dikkate alınarak işlem yapılmasına ilişkin talebinin, davalı Kurum Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 18.03.2021 tarih yazısıyla sigortalının ölümüyle sonuçlanan olayın görevle ilgili olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde belirtildiği üzere sigortalıların maluliyetleri vazifelerini yaptıkları sırada, yaptıktan işlerden doğmuş olması halinde vazife malulü sayılacakları, …Adli Tıp Grup Başkanlığının 24.02.2020 tarih ve 455 sayılı raporunun Kurum Sağlık Kurulunca 23.10.2020 tarih ve 5323 sayısıyla incelendiği, raporda adı geçenin ölümünün, işyerinden veya yürütülen görevden veya işyerinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığına karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 07.02.2022 tarih ve 2022/10 toplantı sayılı raporunda müteveffanın ölüm sebebinin, işyerinden veya yürütülen görevden veya işyerinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığı yönünde görüş bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16.11.2022 tarih ve 6698 sayılı kararında müteveffanin ölümünün kesin tanısının konulamayan hastalığa bağlı meydana geldiği, ölümünün görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğinin kabulü gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla … …’nın vefatı ile askerlik vazifesi arasında nedensellik bağı kurulabilecek bir durumun bulunmadığı, bu sebeple davacıların murisinin askerlik vazifesinin neden ve etkisi ile vefat etmediği sonucuna varıldığı, malullük halinin 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesinde belirtilen hallerden birinden doğmadığı, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşılmış davanın reddine yönelik karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; müvekkili davacıların murisleri J. Uzm. Onb. … …’ın …Jandarma Terörle Mücadele Harekat Okulunda uzman erbaş olarak eğitim görmekte iken rahatsızlandığını ve yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 23.02.2020 tarihinde şehit olduğunu, 5510 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü sayılması amacıyla 08.09.2020 tarihinde davalı … Kurumuna başvuru yapıldığını, fakat söz konusu başvurularının kabulüne veya reddine ilişkin olarak davalı idare tarafından tanzim edilen herhangi bir cevabı yazı yasal 60 günlük süre içerisinde tebliğ edilmediğini, kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 16.11.2022 tarih ve 6698 karar nolu mütalaasında ise, müteveffanın ölüm olayının açıklığa kavuşturulmadığı hususu göz önüne alınmamış bir varsayım üzerinden değerlendirme yapıldığını, bunun yanı sıra müteveffaya doğru teşhis ve tedavi yöntemlerinin uygulanıp uygulanmadığının, geçirdiği iddia edilen epilepsi nöbeti esnasında erken müdahale edilse idi müteveffanın kurtarılma ihtimalinin ne olduğu gibi önemli hususlara değinilmediğini, mahkemece eksik değerlendirme ve hatalı tespitlerde bulunulduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
5510 sayılı Kanun ‘un 25 ve 47. maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
Eldeki davada davacılar murisinin 19.11.2019 tarihinde göreve başladığı, uzman erbaş teröristle mücadele harekâtı kursu görmekte iken sıklıkla nöbet geçirmesinden dolası revirde gözetim altında tutulduğu ve hastaneye sevklerinin yapıldığı, 23.02.2020 tarihi saat 11.00 sıralarında revirde yatmakta iken vefat ettiği, dava konusuna ilişkin talebin Kurum tarafından ölümün görevin neden ve etkisi ile gerçekleşmediği gerekçesi ile reddedildiği, ölenin mirasçıları tarafından açılan bu davada Yüksek Sağlık Kurulunun raporunda müteveffanın ölüm sebebinin, işyerinden veya yürütülen görevden veya işyerinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığının, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda müteveffanın ölümünün kesin tanısının konulamayan hastalığa bağlı meydana geldiği, ölümünün görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğinin kabulü gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece ölüm olayının vazifeden kaynaklanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
Somut olayda davacı rahatsızlığını görevi sırasında, mesai saatleri içerisinde geçirmiş olup 5510 sayılı Kanun’un ”Vazife Malullüğü” başlığı altındaki 47. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde, … 25. maddede belirtilen malullük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada…. meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü denir, hükmünü içermekte olduğu; madde hükmünden rahatsızlık sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada meydana gelen kazadan doğmuş olursa vazife malulü sayılacaklarının açıkça belirtilmiş olması; ve vazife malulü sayılmaları için görevin neden ve etkisiyle meydana gelmesi gerekmediğinin açıkça anlaşılması karşısında, Mahkemece davacının vazife malulü sayılması ve bu yönde davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmesi gerekirken; rahatsızlığın görevin sebep ve tesirinde oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle red kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.
