-
Pzt-Cum 09.00 - 18.30
İçindekiler
ToggleDeepfake ve Yapay Zeka Görseli Nedir?
Deepfake, bir kişinin yüz, ses veya bedeninin yapay zeka teknolojisiyle başka bir görüntü ya da videoya gerçekmiş izlenimi verecek biçimde eklenmesidir. Birkaç fotoğraftan hareketle o kişinin hiç bulunmadığı bir ortamda görüntüsünün oluşturulması, sesinin taklit edilmesi ya da gerçek bir videoda yüzünün başkasıyla değiştirilmesi bu teknolojinin temel kullanım biçimleridir. Yapay zeka destekli görsel üretimi ise bunu daha da geniş bir alana taşır: Var olmayan kişilerin görüntüleri, gerçek kişilerin manipüle edilmiş fotoğrafları ve tamamen kurgusal sentetik içerikler aynı teknoloji ailesiyle üretilmektedir.
Bu teknoloji mizah, sinema ve sanat alanında meşru kullanım alanları bulmakla birlikte kötüye kullanım boyutu hızla büyümektedir; rıza dışı cinsel içerik, itibar zedeleme ve dolandırıcılık başlıca suistimal alanları olarak öne çıkmaktadır. Rıza dışı cinsel deepfake içerikler, mağdurlar bakımından ağır psikolojik ve sosyal sonuçlar doğurabilmektedir.
Türk hukuku, "deepfake" sözcüğünü henüz açıkça tanımlamamış olsa da bu teknolojiyle işlenen fiillerin büyük kısmı mevcut mevzuat kapsamında yaptırıma tabidir. Aşağıda bu hukuki çerçeve ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Kişilik Hakları ve İtibar: TMK m.24-25 Çerçevesi
Türk hukukunda kişilik hakları, bir kişinin yaşamına, beden bütünlüğüne, onuruna, ismine, görüntüsüne ve sesine ilişkin tüm manevi değerleri kapsar. Anayasa m.17 herkesin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını güvence altına alırken, Türk Medeni Kanunu m.24 kişilik haklarına hukuka aykırı saldırıyı açıkça yasaklar.
Yapay zeka ile üretilen sahte görseller bu koruma kapsamına doğrudan girer. Bir kişinin görüntüsünün, sesinin veya bedeninin rızası olmaksızın başka bir içeriğe eklenmesi ya da manipüle edilmesi, TMK m.24 anlamında kişilik hakkı saldırısı teşkil eder. Bu saldırının cinsel içerik üretimi, itibar zedeleme, tehdit veya dolandırıcılık amacıyla gerçekleştirilmesi hukuka aykırılığı daha da ağırlaştırır.
TMK m.25 mağdura kapsamlı hukuki imkanlar tanır. Saldırının durdurulması ve yayılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir talep edilebilir; bu karar çok hızlı alınabilir ve asliye hukuk mahkemesinden istenebilir. Saldırının gerçekleşmesi halinde saldırının kaldırılması ve mevcut durumun eski hale getirilmesi talep edilebilir. Koşulları varsa TBK m.49 ve devamı uyarınca maddi tazminat, TBK m.58 uyarınca ise manevi tazminat talep edilebilir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken mahkeme; mağdurun maruz kaldığı utanç, kaygı ve psikolojik sarsıntıyı, itibar kaybını ve sosyal çevresinde yaşadığı zararı dikkate alır.
Özellikle cinsel içerikli deepfake görseller ağır bir itibar kaybına ve psikolojik yıkıma yol açmaktadır. Mahkemeler bu tür davalarda manevi tazminatı belirlerken, mağdurun yaşadığı travmanın derinliğini ve toplumsal etkisini ayrıca değerlendirmektedir. Görüntünün sahte olması zararın gerçekliğini ortadan kaldırmamaktadır; toplum nezdinde düzeltilebilmesi daha güç bir iz bırakabilmektedir.
Özel Hayatın Gizliliği ve Kişisel Verilerin Korunması
Anayasa m.20 herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını güvence altına almaktadır. 2010 anayasa değişikliğiyle aynı maddeye eklenen fıkra, kişisel verilerin korunmasını talep etme hakkını da açıkça tanımıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8 de benzer bir koruma çerçevesi çizmektedir.
Bir kişinin fotoğrafı, videosu ve sesi, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiyle ilişkilendirilebildiği ölçüde kişisel veridir ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamına girer. Bu veriler, kişinin benzersiz biçimde tanımlanması veya doğrulanması amacıyla özel teknik yöntemlerle işlendiğinde ise biyometrik veri niteliği kazanabilir. Bu çerçevede, bir kişinin görüntüsünün geçerli bir hukuki işleme şartı bulunmaksızın yapay zeka programına yüklenmesi hukuka aykırı veri işleme niteliği taşıyabilir.
Kişisel verilerin işlenebilmesi için KVKK m.5 kapsamında açık rıza veya kanunda öngörülen diğer hukuki işleme şartlarından birinin bulunması gerekir. Sosyal medyada herkese açık paylaşılan bir fotoğraf dahi bu kuralın dışında değildir; kişinin görüntüsünün deepfake üretimi gibi farklı ve zararlı bir amaçla kullanılması hukuka aykırı veri işleme niteliği taşıyabilir. KVKK kapsamında öncelikle veri sorumlusuna başvurulmalıdır. Başvurunun reddedilmesi, cevabın yetersiz kalması veya süresinde cevap verilmemesi halinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikayette bulunulabilir. Kurul inceleme sonucunda ihlal tespit ederse kanunda öngörülen idari yaptırımları uygulayabilir. İlgili kişinin hukuk mahkemesinde tazminat davası açma hakkı saklıdır.
TCK m.135 kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini; m.136 ise hukuka aykırı olarak başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini suç olarak tanımlamaktadır. Her KVKK ihlali kendiliğinden bu suçları oluşturmaz; suçun oluşması için fiilin ilgili maddenin unsurlarını karşılaması gerekir. Görüntü veya sesin kaydedilme, yayılma ya da ele geçirilme biçimine göre bu hükümler gündeme gelebilir. Dijital içeriklerde "bir kez aleni ise herkes kullanabilir" şeklinde bir kuralın Türk hukukunda geçerli olmadığı ise yerleşik bir ilkedir.
Ceza Hukuku: Hangi Suçlar Gündeme Gelir?
Türk Ceza Kanunu'nda "deepfake" veya "yapay zeka" sözcükleri doğrudan geçmemektedir; ancak bu teknolojiyle işlenen fiiller mevcut suç tiplerine büyük ölçüde uymaktadır.
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134): Bir kişinin özel hayatına ilişkin gerçek görüntü veya seslerin rızası olmaksızın ifşa edilmesini kapsar. Gerçek bir mahrem görüntünün yapay zeka ile değiştirilerek ya da manipüle edilerek yayılması halinde bu madde doğrudan gündeme gelebilir. Tamamen sentetik ve gerçekte hiç yaşanmamış bir sahneye ilişkin içeriklerde m.134'ün uygulanması kanunilik ilkesi bakımından tartışmalıdır; bu hallerde hakaret, şantaj veya kişisel veri hükümleri daha belirleyici olabilir.
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması (TCK m.136): Kişisel veri niteliğindeki görüntülerin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi bu kapsamda suç oluşturabilir. 2 ila 4 yıl hapis cezası öngörülmektedir; şikayete tabi değildir, savcılık re'sen soruşturur.
Hakaret ve iftira (TCK m.125, m.267): Deepfake içeriğin kişiyi küçük düşürecek veya onurunu zedeleyecek biçimde paylaşılması halinde hakaret suçu gündeme gelebilir. Bir kişinin fiili işlemediğini bilmesine rağmen, hakkında soruşturma veya idari yaptırım başlatılmasını sağlamak amacıyla sahte deepfake görüntünün yetkili makamlara sunulması, koşulları varsa iftira suçunu oluşturabilir.
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m.217/A): 2022'de yürürlüğe giren bu düzenleme, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilginin kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılmasını 1 ila 3 yıl hapis cezasıyla yaptırıma bağlamaktadır. Maddenin unsurları sınırlı tutulmuştur; her yanıltıcı deepfake içerik bu kapsamda değerlendirilemez. Suçun oluşması için özel kasıt ve içeriğin belirtilen alanları etkilemeye elverişli olması aranır.
Nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158): Deepfake sadece itibar zedeleme için değil, doğrudan mali kazanım amacıyla da kullanılmaktadır. Bir iş insanının sesi taklit edilerek yakınlarından para istenmesi, ünlü bir kişinin yüzü kullanılarak sahte yatırım videosu hazırlanması bu kapsamda değerlendirilir. Bilişim sistemi araçlarının kullanıldığı durumlarda nitelikli hal oluşur.
Müstehcenlik ve çocukların korunması (TCK m.226): Gerçek bir kişinin yüzünün pornografik sahneye eklenmesi rıza dışı cinsel içerikli görsel yayma niteliği taşır. Gerçek bir çocuğun görüntüsünün deepfake üretiminde kullanılması halinde TCK m.226 ve çocuğun kişisel verileriyle ilgili ağır ceza hükümleri gündeme gelebilir. Tamamen sentetik ve gerçekte hiçbir çocukla bağlantısı bulunmayan içeriklerin mevcut TCK hükümleri kapsamındaki durumu, suçta ve cezada kanunilik ilkesi nedeniyle ayrıca değerlendirilmelidir.
Şantaj (TCK m.107): Deepfake görüntüyü yaymakla tehdit ederek mağdurdan para veya başka bir menfaat talep edilmesi şantaj suçunu oluşturur. Şantaj şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur.
Fikri Mülkiyet: Yapay Zeka Görseli Telif Koruması Alır mı?
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (FSEK) göre telif koruması alabilmek için içeriğin sahibinin hususiyetini taşıyan bir fikir ve sanat ürünü olması gerekir. Bu, eserin insan zihninin özgün bir çabasının ürünü olmasını ve yaratıcının kişiliğini yansıtmasını şart koşar.
Yeterli insan yaratıcılığı ve sahibinin hususiyetini taşımayan, tamamen otomatik şekilde üretilmiş bir çıktının mevcut hukuki çerçevede FSEK kapsamında eser sayılması güçtür ve bu tür içerikler FSEK korumasından yararlanamayabilir. Türk hukukunda yapay zekaya herhangi bir hukuki kişilik tanınmamıştır. FSEK uyarınca eser sahibi eseri meydana getiren kişidir; tüzel kişiler şartları varsa mali hakları kullanabilmekle birlikte yaratıcı eser sahipliği doğrudan tüzel kişiye ait olamaz. Bununla birlikte bu sonuç, içeriğin hiçbir sınırlama olmaksızın herkes tarafından serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez; sözleşme şartları, kişilik hakları, marka, tasarım ve haksız rekabet hükümleri ayrıca uygulanmaya devam edebilir.
Ancak insan aktif bir yaratıcı katkıyla süreci yönlendirmişse — belirli estetik tercihler koymuş, sonucu şekillendirmiş, özgün bir anlatı kurmuşsa — ortaya çıkan ürün eser sayılabilir ve bu kişiye ait olur. Uygulamada "birkaç kelime yazıp göndermek" düzeyindeki yönlendirmenin yeterli olup olmayacağı tartışmalı olmaya devam etmektedir; henüz yerleşik bir yargı içtihadı bulunmamaktadır.
Yapay zeka modellerinin eğitimi sırasında telif korumalı eserlerin izinsiz kullanılması ayrı bir hukuki sorundur. Büyük görsel modeller, internetten toplanan milyonlarca fotoğraf ve sanat eseriyle eğitilmektedir; bu veri içinde ünlü fotoğrafçıların, ressamların ve tasarımcıların korumalı çalışmaları bulunmaktadır. Getty Images ile Stability AI arasındaki uyuşmazlıkta İngiltere ve Galler Yüksek Adalet Mahkemesi (High Court of Justice) 2025 yılında karar vermiştir. Bununla birlikte bu karar, telif korumalı eserlerin yapay zeka eğitiminde kullanılmasına ilişkin bütün hukuki sorunları kesin biçimde çözmemiştir; yapay zeka eğitim verileriyle ilgili tartışmalar farklı ülkelerde sürmektedir.
Üretilen görsel başkasının telif korumalı karakterine, markasına veya eserine yeterince benziyorsa, telif ya da marka ihlali iddiasıyla karşılaşılabilir. Ticari amaçlı üretim yapan kişi ve şirketlerin bu riske dikkat etmesi gerekmektedir. Öte yandan, bir yapay zeka ürünü görsel eser niteliği taşısa dahi mağdurun kişilik haklarını ihlal ediyorsa eser sahibi haklarını sınırsız kullanamaz: TMK m.24-25 uyarınca mağdur, kişilik haklarına dayanarak içeriğin yayılmasını durdurmak için mahkemeden tedbir kararı talep edebilir.
Mağdur Ne Yapmalı? Pratik Adımlar
1. Delilleri koruyun: Deepfake içeriği fark ettiğiniz anda ekran görüntüsü alın, URL, yayınlanma tarihi ve yayıncı adını kaydedin. İçerik silinmeden önce belgelemek kritik önem taşır; dijital deliller çok hızlı yok olabilir.
2. İçerik kaldırma başvurusu yapın: İçeriğin yayınlandığı platform veya sosyal medyaya içerik kaldırma (takedown) talebi gönderin. Büyük platformların çoğu rıza dışı sahte içerikler için özel raporlama mekanizmaları sunmaktadır. İçeriğin niteliğine göre 5651 sayılı Kanun kapsamındaki özel başvuru yolları veya mahkemeden ihtiyati tedbir talebi de gündeme gelebilir; başvuru makamı ve usul ihlalin türüne göre belirlenir.
3. Hukuki tedbir talep edin: Kişilik hakkına saldırının durdurulması ve tazminat talepleri bakımından asliye hukuk mahkemesinde dava açılabilir; bu dava kapsamında ihtiyati tedbir de talep edilebilir. İnternet içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesi bakımından ise içeriğin niteliğine göre 5651 sayılı Kanun kapsamındaki özel yollar ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriğin yayılma riski devam ediyorsa ihtiyati tedbir talebi ile ceza şikayeti gecikmeksizin ve mümkün olduğunca eş zamanlı yürütülmelidir.
4. Cezai şikayette bulunun: Cumhuriyet Savcılığına yazılı şikayet dilekçesi verin. Özel hayatın gizliliği ihlali, kişisel veri yayma, hakaret, şantaj veya dolandırıcılık gibi suçların hangisinin oluştuğu delil durumuna göre savcılık tarafından değerlendirilecektir. Delil olarak sunabileceğiniz tüm ekran görüntüleri, URL'ler ve yazışmaları dilekçeye ekleyin.5. Veri sorumlusuna başvurun ve gerekirse Kurula şikayet edin: KVKK m.13 uyarınca önce veri sorumlusuna başvuru yapılmalıdır. Başvurunun reddedilmesi, cevabın yetersiz bulunması veya süresinde cevap verilmemesi halinde KVKK m.14'teki süreler içinde Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikayette bulunulabilir. Hukuk mahkemesinde tazminat veya kişilik hakkının korunması davası açılması bakımından ise veri sorumlusuna önceden başvuru zorunlu değildir.
6. Psikolojik destek alın: Rıza dışı cinsel deepfake mağduriyeti ciddi travmatik sonuçlar doğurabilir. Hukuki süreçle eş zamanlı olarak psikolojik destek almak hem iyileşme hem de hukuki sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından önemlidir. Bu destek, manevi tazminat davasında psikolojik zararın belgelenmesine de katkı sağlar.
Üreticinin ve Platformun Sorumluluğu
Deepfake içeriği üretenin yanı sıra yayan ve barındıran kişi ya da kurumlar da hukuki sorumluluktan nasibini alır. İçeriği bilerek yayan kişi, üreticinin eyleminden bağımsız olarak TCK m.136 kapsamında ayrıca suçlanabilir. Aynı içeriği yaymak için başkalarını yönlendiren kişiler de iştirak hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulabilir.
Platformların sorumluluğu ise 5651 sayılı Kanun çerçevesinde şekillenmektedir. Platformların içerik kaldırma yükümlülüğü 5651 sayılı Kanun, platformun içerik ya da yer sağlayıcı sıfatı ve somut başvurunun niteliğine göre belirlenir. Hukuka aykırı içeriğin bildirilmesi, mahkeme veya yetkili makam kararları ile platformun kendi kullanım kuralları kapsamında içeriğin çıkarılması gündeme gelebilir. Bir milyonun üzerinde günlük kullanıcıya sahip platformlar için yerel temsilci atama ve Türk yetkilileriyle işbirliği yükümlülükleri ayrıca düzenlenmiştir. AB'nin Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki büyük platformlar ise üye devletlerdeki kullanıcılar için daha kapsamlı içerik moderasyonu ve hızlı kaldırma yükümlülükleriyle bağlıdır.
Yapay zeka uygulama geliştiricilerinin sorumluluğu da tartışılmaktadır. Bir platform, kullanıcılarının belirgin biçimde deepfake üretimine yönelik fiilleri kolaylaştırdığını bilmesine karşın önlem almıyorsa, KVKK ve özel hukuk çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilir. Bu alan, hem yurt içinde hem de uluslararası alanda süratle gelişmektedir.
Uluslararası Çerçeve ve Türkiye'nin Konumu
Güney Kore, rıza dışı cinsel içerikli deepfake üretimi ve dağıtımını 2020'lerin başında müstakil bir suç haline getiren öncü ülkeler arasındadır. ABD'de TAKE IT DOWN Act 19 Mayıs 2025'te yasalaşmış; kapsama giren platformlar bakımından geçerli kaldırma taleplerinin 48 saat içinde yerine getirilmesine ilişkin yükümlülük 19 Mayıs 2026 itibarıyla uygulanmaya başlamıştır. İngiltere ve Galler'de yetişkinlere ait rıza dışı mahrem deepfake görüntülerin oluşturulması veya oluşturulmasının istenmesine ilişkin özel suç hükümleri 2026 yılında yürürlüğe girmiştir. AB Yapay Zeka Tüzüğü'nün genel uygulama tarihi 2 Ağustos 2026 olup m.50, yapay olarak oluşturulan veya manipüle edilen deepfake içeriklerin açıkça işaretlenmesine ilişkin şeffaflık yükümlülükleri getirmektedir.
Türk Ceza Kanunu'nda "deepfake" adıyla düzenlenmiş müstakil bir suç tipi bulunmamaktadır. Deepfake yoluyla gerçekleştirilen fiiller, somut olayın özelliklerine göre mevcut ceza, kişilik hakkı ve kişisel veri hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. Bu çerçeve, kararlı bir hukuki stratejiyle çoğu vakada etkili koruma sunmaya yetmektedir.

One comment
[…] üretilen sahte müstehcen içerikler, mağdurlar üzerinde gerçek görüntülerden daha ağır bir yıkım yaratabilmektedir. Hukuki açıdan, görüntüler sahte olsa bile bu eylem “Özel Hayatın Gizliliğini […]