Ayıplı mal nedeniyle tüketicinin iade, değişim, ücretsiz onarım ve bedel indirimi haklarını ve satıcının sorumluluğunu anlatan tüketici hukuku görseli

İçindekiler

Giriş

Ayıplı mal, tüketiciye teslim edildiğinde sözleşmede kararlaştırılan örnek veya modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan maldır. Ayıplı mal karşısında tüketicinin dört seçimlik hakkı vardır: sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme. Bu haklardan hangisinin kime (satıcı, üretici veya ithalatçı) karşı ileri sürülebileceği farklıdır; dönme ve bedel indirimi yalnızca satıcıya, onarım ve değişim ise üretici veya ithalatçıya da yöneltilebilir.

Uyuşmazlık değeri 2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise kural olarak önce dava şartı arabuluculuğa, ardından tüketici mahkemesine başvurulur. Zamanaşımı süresi taşınır mallarda teslimden itibaren iki yıl, konut/tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıldır; ikinci el tüketici satışlarındaki özel süreler saklıdır. Ayıp satıcının ağır kusuru veya hilesiyle gizlenmişse TKHK m.12’deki özel zamanaşımı süreleri uygulanmaz.

Ayıplı Mal Nedir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasına göre ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerden birini veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; kullanım amacını karşılamayan veya tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan ya da ortadan kaldıran eksiklikleri içeren mallar da ayıplı kabul edilir. Malın sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından ya da onun sorumluluğu altında hatalı yapılması da sözleşmeye aykırı ifa sayılır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2022/8452, K.2023/2174, T.11.09.2023 “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2022/7715, K.2023/1687, T.30.05.2023 “Sözleşmeye konu olan malın, sözleşmede kararlaştırılan süre içinde teslim edilmemesi veya montajının satıcı tarafından veya onun sorumluluğu altında gerçekleştirildiği durumlarda gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa olarak değerlendirilir.”

Ayıplı Mal ve Ayıplı Hizmet

Ayıplı mal, satılan ürünün sözleşmede belirtilen niteliklere sahip olmaması durumunda gündeme gelir; örneğin su geçirmez olduğu belirtilen bir montun kısa sürede su alması ayıplı mala örnektir. Ayıplı hizmet ise verilen hizmetin sözleşmeye, mesleki standartlara veya tüketicinin makul beklentilerine uygun şekilde ifa edilmemesidir; bir tadilat firmasının eksik veya kusurlu işçilik çıkarması ayıplı hizmete örnektir. Her iki halde de tüketicinin 6502 sayılı Kanun’daki seçimlik hakları ve tazminat talebi saklıdır.

6502 Sayılı Kanun’da Ayıp İhbar Külfeti Var mı?

Mülga 4077 sayılı Kanun döneminde tüketicinin açık ayıpları teslimden itibaren 30 gün içinde satıcıya bildirmesi ve belirli bir muayene külfeti yerine getirmesi gerekiyordu. 6502 sayılı Kanun bu sistemi değiştirmiş ve tüketici işlemlerinde eski kanundaki 30 günlük ayıp ihbar külfetini kaldırmıştır. Bununla birlikte TKHK m.10/2 uyarınca, sözleşmenin kurulduğu sırada tüketicinin ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde sözleşmeye aykırılık söz konusu olmaz. Bu nedenle “açık ve gizli ayıp ayrımı hukuken tamamen ortadan kalkmıştır” şeklinde kategorik bir sonuç yerine, tüketicinin özel bir ayıp ihbar süresine tabi olmadığı ve ayıbı bilme halinin ayrıca değerlendirildiği söylenmelidir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2021/3983, K.2021/11401, T.15.11.2021 “6502 sayılı Kanun kapsamında açık ve gizli ayıp kavramının ortadan kalktığı ve ayrıca ihbar yükümlülüğü de aranmadığı değerlendirildiğinde…”

Bu nedenle tüketici, malı teslim alırken tacirler arasındaki satışlarda olduğu gibi kısa ve şekle bağlı bir ihbar süresine tabi değildir; seçimlik haklarını zamanaşımı süresi içinde ileri sürebilir. Bununla birlikte ayıbın sözleşme kurulurken bilindiği veya bilinmesinin beklendiği durumlarda TKHK m.10/2 ayrıca uygulanır. Ticari satışlarda ise TTK m.23 ve TBK m.223 kapsamında farklı muayene ve ihbar kuralları geçerlidir.

Ayıbın Satıcıya Bildirilmesinde İhbar Süreleri

Ticari Satışlarda İhbar ve Zamanaşımı Süreleri

Tarafların her ikisinin de tacir olduğu ticari satışlarda 6502 sayılı Kanun değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu birlikte uygulanır. TTK m.23/1-c uyarınca, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir; açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve ayıp ortaya çıkarsa bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Bu süreler geçtikten sonra ortaya çıkan gizli ayıplarda ise TBK m.223 uygulanır: alıcı, satılanı olağan akışa göre gözden geçirmeli ve ayıbı görürse uygun bir süre içinde bildirmelidir; aksi halde satılanı kabul etmiş sayılır.

Önemli ayrım: Alıcının ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği ve işlemin tüketici işlemi niteliği taşımadığı satışlarda 6502 sayılı Kanun uygulanmaz; uyuşmazlık TTK ve TBK hükümlerine göre değerlendirilir. Kişinin tacir sıfatına sahip olması tek başına her işlemin tüketici işlemi dışında kaldığı anlamına gelmez; işlemin hangi amaçla yapıldığı somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E.2022/853, K.2023/860, T.26.05.2023 “Tüketici konumunda bulunmayan davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 58. ve 84. maddelerine dayanılarak hazırlanan yönetmelikten faydalanması mümkün değildir.”

Tüketici İşlemlerinde İhbar ve Zamanaşımı Süreleri

Yukarıda açıklandığı gibi, tüketici işlemlerinde ayıbı belirli bir kısa süre içinde ihbar etme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Tüketici, malın tesliminden itibaren işleyen zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını ileri sürebilir. Malın tesliminden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında var olduğu kabul edilir ve bu dönemde ispat yükü satıcıya aittir (TKHK m.10/1). Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz.

Bir Mal Hangi Nedenlerden Ayıplı Sayılır?

Bir malın ayıplı sayılabilmesi için, malın sözleşmede belirtilen nitelikleri taşımaması, teknik standartlara aykırı olması, eksik veya hatalı montaj yapılması, imalat hatası bulunması, kullanılamaz durumda olması veya can güvenliği açısından tehlikeli olması gibi durumların bulunması yeterlidir. Ayıbın malın teslim anında mevcut olması veya sonradan ortaya çıksa dahi teslim anında var olduğunun kabul edilebilir nitelikte bulunması şarttır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E.2016/16966, K.2017/12971, T.21.12.2017 “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.”

Ayıplı Malda Satıcı, Üretici ve İthalatçının Sorumluluğu

TBK m.219 uyarınca satıcı, alıcıya karşı bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının beklediği faydaları azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumludur; bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumluluğu devam eder. Ayıplı maldan birincil sorumlu, alıcıyla doğrudan sözleşme ilişkisi içinde olan satıcıdır.

Ancak tüketici, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarını doğrudan üretici veya ithalatçıya karşı da kullanabilir; bu haklar bakımından satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Buna karşılık sözleşmeden dönme (bedel iadesi) ve bedel indirimi talepleri, sözleşmenin tarafı olmayan üretici veya ithalatçıya yöneltilemez; yalnızca satıcıya karşı ileri sürülebilir.

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2022/799, K.2024/28, T.11.01.2024 “Tüketicinin korunması hakkında kanunun 11. maddesi gereği ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabileceğini, bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçının müteselsilen sorumlu olacağı…”
Pasif husumet riski: Dönme veya bedel indirimi talebinin doğrudan üretici ya da ithalatçıya yöneltilmesi halinde husumet yokluğundan ret riski doğar. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur.

Ayıplı Çıkan Malda Tüketicinin Hakları: İade, Değişim, İndirim, Onarım

6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca tüketici, ayıplı bir ürünle karşılaştığında dört seçimlik haktan birini serbestçe seçebilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/4668, K.2025/239, T.14.01.2025 “6502 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde, malın ayıplı olması durumunda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.”

Sözleşmeden Dönme

Tüketici, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek satış sözleşmesinden dönebilir ve ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Mal ile bedelin iadesi karşılıklı ifa ilişkisi içinde değerlendirilir; bedelin iadesine işleyecek faizin başlangıcı ise malın kullanılıp kullanılmadığı, fiilen ne zaman iade edildiği ve somut olayın diğer özelliklerine göre belirlenir.

Satış Bedelinden İndirim

Tüketici ürünü elinde tutmayı tercih ederek ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir. Bu hesaplamada Yargıtay’ın yerleşik uygulaması nispi metoddur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2022/8537, K.2023/1185, T.02.05.2023 “Değer kaybı hesabında, gerek Dairece gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan ve benimsenen hesaplama yöntemi ‘nispi metod’ yöntemidir.”

Ücretsiz Onarım ve Ayıpsız Misliyle Değiştirme

Ürün onarılabilir nitelikteyse tüketici ücretsiz tamir talep edebilir; mümkünse ayıplı ürünün aynı özelliklerdeki ayıpsız bir yenisiyle değiştirilmesini de isteyebilir. Ancak TKHK m.11/3 uyarınca, onarım veya değişimin satıcı açısından orantısız güçlükler doğurması halinde (örneğin basit bir parça arızası için tüm ürünün değiştirilmesinin istenmesi), tüketici yalnızca dönme veya bedel indirimi hakkına yönlendirilebilir.

Seçimlik hak kullanımından doğan tüm masraflar (kargo, montaj, işçilik, malzeme) satıcıya aittir; tüketiciden bu giderler talep edilemez. Ayrıca tüketici, seçimlik haklarından biriyle birlikte TBK hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat da talep edebilir.

Satıcı Onarım veya Değişim Talebini Kaç Günde Yerine Getirmelidir?

TKHK m.11/4 uyarınca ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme talebi satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya yöneltildiğinde bu talep kural olarak en fazla 30 iş günü içinde yerine getirilmelidir; konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda süre 60 iş günüdür. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği eki listede yer alan mallar bakımından ise özel azami tamir süreleri uygulanabilir. Sürenin aşılması halinde tüketici diğer seçimlik haklarına yönelebilir.

Sözleşmeden dönme veya bedel indirimi hakkı kullanıldığında, TKHK m.11/5 uyarınca tüketiciye iade edilmesi gereken bedelin tamamı veya indirim tutarı derhal tüketiciye iade edilmelidir. Bununla birlikte bedel iadesine işleyecek faizin başlangıcı, malın fiilen geri verilip verilmediği ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilir.

Ayıplı Malda Tüketici Hakem Heyetine Başvuru Süreci

6502 sayılı Kanun m.68 uyarınca, uyuşmazlık değeri kanunda belirlenen parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu sınırın altındaki uyuşmazlıklarda doğrudan tüketici mahkemesinde dava açılamaz; öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulmalıdır. Parasal sınır ve üzerindeki uyuşmazlıklarda hakem heyetine başvuru yapılamaz; TKHK m.73/A’daki istisnalar saklı olmak üzere önce dava şartı arabuluculuğa, anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesine başvurulur.

2026 güncellemesi: 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ uyarınca, 2026 yılı için tüketici hakem heyeti parasal sınırı 186.000 TL olarak belirlenmiştir. 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketicinin yerleşim yerindeki veya işlemin yapıldığı yerdeki il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurulur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise hakem heyetine başvurulamaz; kural olarak önce dava şartı arabuluculuk, ardından tüketici mahkemesi yolu izlenir. Görevli tüketici hakem heyetinin belirlenmesinde başvurunun yapıldığı tarihte geçerli olan parasal sınır esas alınır.

Tüketici hakem heyetine başvuru ücretsizdir. Görevli tüketici hakem heyetine süresinde yapılan başvuru zamanaşımını keser. Başvuruda müracaat dilekçesi, satın almaya ilişkin belgeler (fatura, fiş, sözleşme, dekont, ödeme belgesi), ayıbı gösterir deliller, servis ve ekspertiz raporları sunulmalıdır.

Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz Yolu

Tüketici Hakem Heyeti kararlarına karşı taraflar (tüketici veya satıcı), kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesinde itiraz edebilir. İtiraz eden taraf, hakem heyetindeki başvurusunda öne sürdüğü nedenlerle bağlı değildir; mahkeme nezdinde başka nedenler de ileri sürebilir. Tüketici mahkemesinin bu itiraz üzerine vereceği karar kesindir; istinaf kanun yoluna başvurulamaz.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2021/3983, K.2021/11401, T.15.11.2021 “Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin, yargı organlarının ve mensuplarının Anayasa’da belirtilen niteliklerine sahip olmadığı gerekçesiyle ‘mahkeme’ niteliği taşımadığına karar verilmiştir.”

Ayıplı Mal Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ayıplı mal nedeniyle açılacak davalarda görevli mahkeme, taraflar tüketici sıfatı taşıyorsa tüketici mahkemeleridir; tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar. Uyuşmazlık ticari amaçla yapılan bir satıştan doğuyorsa ve taraflar tüketici sıfatı taşımıyorsa, görevli mahkeme ticaret mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesidir. Yetki bakımından dava, tüketicinin veya satıcının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Ayıplı Malda Zamanaşımı Süreleri

6502 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca, kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallarda bu süre beş yıldır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2022/7715, K.2023/1687, T.30.05.2023 “Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir.”
Uyuşmazlık türüSüreDayanak
Taşınır mallar (genel)2 yılTKHK m.12/1
Konut/tatil amaçlı taşınmaz5 yılTKHK m.12/1
Ticari satışlarda ihbar (açık ayıp)2 günTTK m.23/1-c
Ticari satışlarda muayene (gizli ayıp ihtimali)8 günTTK m.23/1-c
Bağlı kredide kredi verenin sorumluluğu1 yıl (teslim edilmişse teslimden; teslim edilmemişse sözleşmedeki teslim/ifa tarihinden itibaren)TKHK m.30/4, m.35/2

Zamanaşımını Ortadan Kaldıran Durum: Ağır Kusur ve Hile

Ayıp, satıcının ağır kusuru veya hilesiyle gizlenmişse TKHK m.12’deki özel zamanaşımı süreleri uygulanmaz. Bu durumda somut talebe uygulanacak zamanaşımı; talebin hukuki dayanağına, sözleşme ilişkisine ve genel hükümlere göre ayrıca belirlenir. Bu nedenle ağır kusur veya hile halinde bütün ayıplı mal uyuşmazlıkları için tek ve değişmez bir ‘10 yıl’ veya ‘20 yıl’ süresi bulunduğu söylenemez.

Ayıplı Malda İspat Yükümlülüğü

6502 sayılı Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrası, ayıplı malda ispat yükünü düzenler: malın tesliminden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim anında mevcut olduğu kabul edilir ve bu dönemde ispat yükü satıcıya aittir. Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz. Altı aydan sonra ortaya çıkan ayıplarda ise tüketici, ayıbın teslim anında mevcut olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2022/1025, K.2022/3937 “Teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğu kabul edilir ve malın teslim ya da taşınmazın devir tarihinden itibaren zamanaşımı süreleri içinde 6 ay içinde bildirilen ya da dava açılan uyuşmazlıklarda malın ayıplı olmadığının ispat yükünün satıcıda, 6 ay sonra bildirilen ya da açılan davalarda da malın ayıplı olduğunun ispatının alıcıda olduğunun gözetilmesi gerekir.”

Sıfır ve İkinci El Araçlarda Ayıplı Mal Durumu

Sıfır kilometre araçlarda tüketicinin ayıp bulunmaması beklentisi yüksektir; motor, şanzıman veya diğer önemli aksamlarda tekrarlayan veya giderilemeyen arızalar, gizli yazılım hatası, boya kusurları, aracın değişen görmesi veya satış öncesi onarım geçirmesi gibi durumlar ayıplı mal kapsamında değerlendirilir. İkinci el araç satışında ise alıcı, aracın eski olmasından kaynaklanan bazı riskleri de kabul etmiş sayılır; ancak satıcının bildiği ve gizlediği ya da kilometresine göre olağan görülemeyecek arızalar söz konusuysa, araç ikinci el olsa dahi ayıbın varlığı kabul edilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2024/1763, K.2025/314, T.16.01.2025 “Davaya konu aracın gizli ayıplı mal kapsamında kaldığı, ayıbın niteliğindeki tespitlerin araçtaki ayıbın ağır kusur olarak kabul edilmesini zorunlu kıldığı, davanın zamanaşımına uğramadığının anlaşıldığı […] sıfır alınmış araçta oluşan nitelik ve değer kaybının tüketicinin ayıpsız misli ile değişim talebine öncelik tanınmasını gerektirdiği […] stoklarda bu aracın mislinin bulunmaması halinde sorunun infaz aşamasında İİK’nın 24. maddesinin uygulaması ile çözümleneceği.”

Sıfır veya İkinci El Ayıplı Araç Alan Kişilerin Yapması Gerekenler

Ayıplı araç durumunda öncelikle bayi, acente veya satıcıyla iletişime geçilmeli, gerekirse yazılı bir ihtar çekilerek talep edilen hak (değişim, iade, indirim veya onarım) satıcıya bildirilmelidir. Sorunun çözülememesi halinde, uyuşmazlık değeri parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine; 2026 yılı için 186.000 TL ve üzerindeyse, TKHK m.73/A’daki istisnalar saklı olmak üzere önce dava şartı arabuluculuğa ve anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesine başvurulur. Görülecek davada bilirkişi incelemesiyle araçta ayıp bulunup bulunmadığı ve aracın değerine etkisi tespit edilir.

Sıfır veya İkinci El Ayıplı Araçlarda Zamanaşımı

Sıfır araçlarda genel tüketici satışı bakımından ayıplı mal sorumluluğu, kanunda veya sözleşmede daha uzun süre öngörülmemişse teslimden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. İkinci el tüketici satışlarında ise TKHK m.12/2 ayrıca dikkate alınmalıdır: satıcının ayıplı maldan sorumluluğu ikinci el mallarda bir yıldan, ikinci el konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz. Sözleşmede daha uzun süre kararlaştırılmış olması veya ayıbın satıcının ağır kusuru ya da hilesiyle gizlenmesi halinde ayrıca değerlendirme yapılır.

Konut ve Taşınmazlarda Ayıplı Mal Durumu

Konut ve taşınmazlarda ayıplı mal durumu, taşınmazın uygulama projelerine, mahal listesine, sözleşme hükümlerine, şartnamelere, yasal düzenlemelere veya fen ve sanat kurallarına uygun yapılmamasından kaynaklanabilir: temel yapısal hatalar, elektrik/tesisat sorunları, su yalıtımı eksikliği, yangın güvenliği eksiklikleri, peyzaj uygulama hataları, projeye aykırı yapı ve eklentiler, iskan ruhsatının alınamaması gibi durumlar örnek olarak sayılabilir. Taşınmazdaki “eksik iş” de ayıp kapsamında değerlendirilir; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği somut olayda ayrıca incelenmelidir.

Bağlı Kredilerde Bankanın Ayıptan Sorumluluğu

Bağlı kredi, belirli bir mal veya hizmetin finansmanı amacıyla kurulan ve kredi sözleşmesi ile satış/hizmet sözleşmesinin ekonomik birlik oluşturduğu kredi ilişkisidir. Ancak normal bağlı tüketici kredisi ile bağlı konut finansmanı kredisi aynı sorumluluk rejimine tabi değildir; 6502 sayılı Kanun m.30 ve m.35 ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Taşıt ve Diğer Bağlı Tüketici Kredilerinde Bankanın Sorumluluğu

TKHK m.30 kapsamında bağlı tüketici kredisinde tüketici, satıcıya karşı sözleşmeden dönme veya bedel indirimi hakkını kullanırsa, kredi veren de bu talepler bakımından satıcı veya sağlayıcıyla birlikte sorumlu olabilir. Kredi verenin sorumluluğu kural olarak kullanılan kredi miktarıyla ve malın teslimi veya hizmetin ifasından itibaren bir yıllık süreyle sınırlıdır. Ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim talebi bakımından kredi veren bankaya aynı kapsamda genel bir müteselsil sorumluluk yüklenmez.

Bağlı Konut Finansmanında Bankanın Sorumluluğu

Konut finansmanı bakımından TKHK m.35 özel hüküm niteliğindedir. Bağlı konut finansmanı ilişkisinde konut hiç veya gereği gibi teslim edilmezse ya da ayıplı çıkarsa, tüketicinin TKHK m.11’deki seçimlik hakları bakımından konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu m.35 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bu sorumluluk da kullanılan kredi miktarı ve kanundaki bir yıllık süreyle sınırlıdır; ancak normal bağlı tüketici kredisindeki yalnız dönme/indirim ayrımı konut finansmanına aynen taşınmamalıdır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/4656, K.2024/2967, T.10.10.2024 “Bağlı Kredi kavramının […] tanımlandığı, yanlar arasındaki kredi sözleşmesinin bağlı kredi niteliğinde olduğu, davalı bankanın sorumluluğunun bulunmayacağı yönündeki sözleşme maddesinin haksız şart niteliğinde olduğu ve tüketiciler yönünden geçersiz kabul edilmesi gerektiği […] kredi veren kuruluşun sorumluluğunun taşınmazın teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile sınırlı olduğu, taşınmazın henüz tüketiciye teslim edilmemiş olması sebebi ile bankanın sorumluluğunun dava tarihi itibariyle devam ettiği.”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2023/2502, K.2024/1214, T.20.03.2024 “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde bağlı kredi veren davalı bankanın kullandırılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere kira kaybı zararından satıcı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunun kabulü gerekir.”

2026’da Belirsiz Alacak Davası Yerine Kısmi Dava

Ayıp nedeniyle talep edilecek bedel indirimi veya tazminat tutarı, bilirkişi incelemesi yapılmadan başlangıçta net olarak belirlenemeyebilir. 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107’deki belirsiz alacak davası tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten sonra açılacak davalarda, tutarı belirsiz taleplerde HMK m.109 kapsamında kısmi dava açılmalı ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmalıdır. HMK m.109/4 uyarınca, bilirkişi raporuyla gerçek tutar belirlendiğinde talep, tahkikat sona erinceye kadar bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırılabilir; artırılan kısım için zamanaşımı ilk dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Ayıplı Mal Davalarıyla İlgili Emsal Mahkeme Kararları

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2025/4185, K.2026/1492, T.23.03.2026 Üretimden kaynaklanan ve giderilemeyen gizli ayıp bulunan malda, somut olayın özellikleri ile tarafların hak ve menfaat dengesi birlikte değerlendirilmiş; tüketicinin ayıpsız misliyle değişim talebinin uygun olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2024/2447, K.2025/1260, T.03.03.2025 “Hakem Heyetince ayıplı ürünlerin bedelinin iadesine karar verilmesine rağmen, ayıplı ürünlerin davacıya iadesine karar verilmediği dikkate alınarak Hakem Heyeti kararının değiştirilerek veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan…”
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2024/3668, K.2025/1080, T.24.02.2025 “Tüketicinin ayıplı hizmet nedeniyle talep edebileceği tazminat yönünden ayrım yapılmadığı, ayıplı hizmet halinde tüketicinin maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği, talep edilen tazminat miktarlarının Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırı içerisinde bulunması halinde Tüketici Hakem Heyetlerince manevi tazminata da karar verilebileceği anlaşılmaktadır.”

Bu kararların ortak sonucu şudur: tüketici hakem heyetleri ve mahkemeler, yalnızca ürün bedeliyle sınırlı kalmayıp, talebin kapsamını (ürünün fiilen iadesi, manevi tazminat dahil) eksiksiz değerlendirmek zorundadır; heyetin veya mahkemenin talebin bir kısmını gözden kaçırması bozma nedenidir.

Sık Karşılaşılan Hatalar

Talebi yanlış muhataba yöneltmek: Dönme veya bedel indirimi talebinin üretici ya da ithalatçıya yöneltilmesi, husumet yokluğundan ret riski doğurur; bu talepler yalnızca satıcıya yöneltilmelidir.

Parasal sınırı başvuru tarihine göre kontrol etmemek: Hakem heyeti parasal sınırı her yıl değişir; görevli tüketici hakem heyetinin belirlenmesinde başvurunun yapıldığı tarihte geçerli parasal sınır esas alınır.

Bağlı kredi ile konut finansmanını aynı değerlendirmek: Normal bağlı tüketici kredilerinde kredi verenin sorumluluğu esas olarak dönme ve bedel indirimi talepleriyle sınırlıyken, bağlı konut finansmanında TKHK m.35 özel rejimi uygulanır. Her iki durumda da kredi miktarı ve kanundaki süre sınırları ayrıca dikkate alınmalıdır.

2026 sonrası belirsiz alacak davası açmaya çalışmak: 31 Temmuz 2026’dan sonra HMK m.107 kapsamında yeni dava açılamaz; kısmi dava (HMK m.109/4) yoluna gidilmelidir.

Ticari veya mesleki amaçla yapılan satışlarda tüketici mevzuatına dayanmak: Alıcı tüketici sıfatıyla hareket etmiyorsa 6502 sayılı Kanun uygulanmaz; uyuşmazlığın niteliğine göre TTK ve TBK hükümleri esas alınır. Tacir sıfatı tek başına yeterli değildir; işlemin ticari veya mesleki amaçla yapılıp yapılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç

Ayıplı mal karşısında tüketicinin hakları, 6502 sayılı Kanun’la mülga 4077 sayılı Kanun dönemine göre önemli ölçüde güçlendirilmiştir: mülga 4077 sayılı Kanun dönemindeki kısa ayıp ihbar külfeti kaldırılmış, ilk altı ayda ispat yükü kural olarak satıcıya bırakılmıştır. Buna karşılık dava stratejisinin doğru kurulması için üç unsur belirleyicidir: talebin doğru muhataba (satıcı, üretici, ithalatçı veya banka) yöneltilmesi, güncel parasal sınırın ve zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması, ve 2026’dan itibaren belirsiz alacak davası yerine kısmi dava yoluna gidilmesi.

Ayıplı Mal İhtarname Örneği (Araca İlişkin)

Aşağıdaki metin bir örnek yapı niteliğindedir; somut olayda taraflar, tarihler ve talep mutlaka uyarlanmalıdır.

İHTARNAME İHTAR EDEN : [Ad Soyad, T.C. Kimlik No, adres] VEKİLİ : [Varsa Avukat/Kanuni Temsilci] İHTAR EDİLEN : [Satıcı unvanı, adresi, varsa MERSİS/VKN] KONU: Ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi talebine ilişkindir. İZAHI: 1. [Tarih] tarihinde tarafınızdan sıfır kilometre olarak satın alınan [marka/model] araç, [teslim tarihi] tarihinde tarafıma teslim edilmiştir. 2. Aracı teslim aldıktan kısa süre sonra, [tarih] tarihinde [ayıbın açık tarifi] tespit edilmiş ve durum aynı gün firmanıza bildirilmiştir. 3. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca, tanıtılan niteliklere aykırılık taşıyan ve tüketicinin beklediği faydayı azaltan her türlü eksiklik malın ayıplı sayılması sonucunu doğurur. 4. Bu ayıp nedeniyle 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamındaki seçimlik haklarımdan [malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi / sözleşmeden dönme / bedel indirimi / ücretsiz onarım] talebimi firmanıza ilettim; ancak bugüne kadar bir çözüm sunulmamıştır. 5. İşbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde talebimin yerine getirilmesini, aksi halde yasal yollara (tüketici hakem heyeti/tüketici mahkemesi) başvurulacağını ve bu süreçte doğacak yargılama gideri ile vekalet ücretinin tarafınıza yükleneceğini ihtaren bildiririm. Tarih İHTAR EDEN / VEKİLİ (Bu ihtarname yalnızca örnek amaçlıdır; somut olayınıza göre bir avukatla çalışmanızı öneririz.)

Sıkça Sorulan Sorular

Ayıplı mal nedir?
Tüketiciye teslim edildiğinde sözleşmede kararlaştırılan örnek veya modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan maldır. Reklam ve ilanlarda vaat edilen niteliklerin bulunmaması da ayıp sayılır.
Ayıplı üründe hangi haklarım var, ne kadar sürede kullanabilirim?
Sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme haklarından birini seçebilirsiniz. Bu haklar taşınır mallarda teslimden itibaren 2 yıl, taşınmazlarda 5 yıl içinde kullanılabilir; ayıp satıcının ağır kusuru veya hilesiyle gizlenmişse bu süreler uygulanmaz.
Satın aldığım ürünü hiç kullanmadım, koşulsuz iade hakkım var mı?
Mağazadan yapılan olağan satışlarda ürünü hiç kullanmamış olmak tek başına genel bir kanuni iade hakkı doğurmaz. Ancak internet veya telefon üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde, kanuni istisnalar saklı olmak üzere tüketicinin 14 gün içinde gerekçe göstermeksizin cayma hakkı vardır. Ayıplı mal nedeniyle iade hakkı ise bundan ayrı bir hukuki haktır.
2026’da tüketici hakem heyetine ne zaman başvurmam zorunlu?
2026 yılında 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise hakem heyetine başvurulamaz; kural olarak önce dava şartı arabuluculuğa, ardından tüketici mahkemesine gidilir. Parasal sınır bakımından başvuru tarihinde geçerli tutar esas alınır.
Tüketici Hakem Heyeti kararına nasıl itiraz edilir?
Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesinde itiraz edilebilir. İtiraz eden taraf hakem heyetindeki gerekçelerle bağlı değildir. Mahkemenin vereceği karar kesindir, istinaf yolu kapalıdır.
Ayıplı malda ispat yükü kimdedir?
Teslimden itibaren ilk 6 ay içinde ortaya çıkan ayıplarda ayıbın teslim anında var olduğu kabul edilir ve ispat yükü satıcıdadır; ancak bu karine malın veya ayıbın niteliği ile bağdaşmıyorsa uygulanmaz. Altı aydan sonra tüketici, ayıbın teslim anında mevcut olduğunu ispatlamakla yükümlüdür.
Ayıplı ürün nedeniyle üretici veya ithalatçıya dava açabilir miyim?
Yalnızca ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değiştirme talepleri için üretici veya ithalatçıya başvurabilirsiniz. Sözleşmeden dönme veya bedel indirimi talepleri yalnızca satıcıya yöneltilebilir.
İkinci el aracım ayıplı çıkarsa ne yapabilirim?
İkinci el araçlarda kullanım ve yaşa bağlı olağan yıpranma ayıp sayılmaz; ancak satıcının bildiği ve gizlediği veya aracın yaşı ve kilometresine göre olağan kabul edilemeyecek bir arıza ayıp oluşturabilir. Tüketici satışlarında satıcının ayıplı maldan sorumluluğu ikinci el mallarda bir yıldan az olamaz. Ağır kusur veya hile hali ayrıca değerlendirilir.
Sıfır aldığım araçta arıza çıktı, ücretsiz değiştirme hakkım var mı?
Kural olarak tüketici ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim haklarından birini seçebilir. Ancak değişim satıcı açısından orantısız güçlük doğuruyorsa TKHK m.11/3 uyarınca tüketici sözleşmeden dönme veya bedel indirimi haklarına yönlendirilebilir. Ayıp ilk altı ayda ortaya çıkmışsa, aksi malın veya ayıbın niteliğinden anlaşılmadıkça teslimde mevcut olduğu kabul edilir.
Aracımı krediyle aldım, bankaya karşı hak ileri sürebilir miyim?
Normal bağlı tüketici kredilerinde kredi verenin sorumluluğu kural olarak sözleşmeden dönme veya bedel indirimi talepleriyle, kullanılan kredi miktarı ve bir yıllık süreyle sınırlıdır. Bağlı konut finansmanında ise TKHK m.35 özel rejimi uygulanır ve tüketicinin seçimlik hakları bakımından daha geniş bir müteselsil sorumluluk gündeme gelebilir.
Ayıplı mal nedeniyle tazminat talep edebilir miyim?
Evet. Seçimlik haklarınızdan biriyle birlikte, ayıplı maldan kaynaklanan ek zararlarınız (örneğin ürünün başka bir eşyaya zarar vermesi) için TBK hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz.
Tüketici Hakem Heyeti manevi tazminata karar verebilir mi?
Evet, talep edilen toplam tazminat tutarı hakem heyetinin parasal sınırı içinde kaldığı sürece heyet manevi tazminata da hükmedebilir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2024/3668, K.2025/1080, T.24.02.2025).
Ticari satışlarda ayıp ihbarı için sürem ne kadar?
Ayıp teslim sırasında açıkça belliyse 2 gün içinde, açıkça belli değilse malı 8 gün içinde inceleyip ayıp tespit edilirse yine bu süre içinde satıcıya ihbar edilmelidir (TTK m.23/1-c). Bu süreler tüketici işlemlerinde uygulanmaz.
Ayıplı ürünün iadesinde faiz ne zaman başlar?
Sözleşmeden dönmede bedel ile malın iadesi karşılıklı ifa ilişkisi içindedir. Yargıtay, tüketicinin ayıplı malı kullanmaya devam ettiği dosyalarda faizi kural olarak malın satıcıya iade edildiği tarihten başlatmaktadır. Malın daha önce teslim edildiği, hiç kullanılamadığı veya iadenin imkansızlaştığı durumlarda faiz başlangıcı somut olaya göre farklı belirlenebilir.
2026’da belirsiz alacak davası açabilir miyim?
Hayır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’la HMK m.107’deki belirsiz alacak davası tamamen kaldırılmıştır. Tutarı belirsiz taleplerde artık HMK m.109 kapsamında kısmi dava açılmalı, bilirkişi raporu sonrası talep tahkikat bitene kadar bir kez artırılabilir.
Satıcı onarım veya değişim talebini kaç günde yerine getirmelidir?
TKHK m.11/4 uyarınca ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim talebi kural olarak en fazla 30 iş günü içinde, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda 60 iş günü içinde yerine getirilmelidir. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde daha kısa özel azami tamir süreleri öngörülen mallarda bu süreler uygulanır.
Satıcı seçimlik hakkımı kullandırmazsa ne yapmalıyım?
Öncelikle yazılı bir ihtar çekerek talebinizi yineleyebilirsiniz. Sonuç alınamazsa uyuşmazlık değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurarak talebinizi yasal yolla ileri sürebilirsiniz.
Konut/taşınmazda “eksik iş” ayıp sayılır mı?
Evet. Taşınmazın projeye, sözleşmeye veya fen ve sanat kurallarına aykırı, eksik bırakılan imalatları da ayıp kapsamında değerlendirilir; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği somut olayda ayrıca incelenir.
Bu makalenin içeriği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kanunun izin verdiği alıntı ve diğer serbest kullanım halleri saklıdır. Bu istisnalar dışında içeriğin izinsiz olarak çoğaltılması, yayımlanması veya dağıtılması hukuki sorumluluk doğurabilir. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaya ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. © 2026, Av. Buğra Topaktaş

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir