-
Pzt-Cum 09.00 - 18.30
İçindekiler
ToggleSuç Duyurusu Nedir, Kimler Yapabilir?
Suç duyurusu, bir suçun işlendiğini öğrenen kişinin bunu yetkili makamlara bildirmesidir. Türk hukukunda suç duyurusu yapma hakkı yalnızca doğrudan zarar görene değil, suçu öğrenen herkese tanınmıştır. Kanunda özel olarak bildirim yükümlülüğü öngörülen durumlar saklı olmak üzere, ihbarda bulunmak bir hak olup genel bir yükümlülük niteliği taşımaz. Yetkili makam her durumda Cumhuriyet Savcılığıdır; karakol, jandarma, CİMER, valilik ve kaymakamlık gibi birimlere yapılan başvurularda suç iddiası içeren bildirimler ilgili adli veya idari mercilere yönlendirilebilir; ancak bu kanallar doğrudan suç şikayeti makamının yerini tutmaz. Bu nedenle başvuru hangi kanaldan yapılırsa yapılsın, soruşturma savcılık tarafından yürütülür.
Hukuki açıdan iki temel kavramı birbirinden ayırt etmek gerekir: ihbar, suçu öğrenen herhangi bir kişinin bunu makamlara bildirmesidir ve bir beklenti ya da talep içermez. Şikayet ise suçtan doğrudan zarar gören kişinin fail hakkında cezai yaptırım uygulanmasını istemesidir; şikayete tabi suçlarda mağdurun bu iradesini açıklaması zorunludur. Şikayetten vazgeçme hakkı kovuşturma evresinin sonuna kadar kullanılabilir; ancak şikayetten vazgeçme şikayete tabi olmayan suçlarda soruşturmayı durdurmaz.
Nasıl Suç Duyurusunda Bulunulur?
Suç duyurusu savcılığa yazılı veya sözlü olarak yapılabilir. Sözlü başvurularda beyan tutanağa geçirilir ve bir nüsha başvurana verilir; bu tutanak ileride süreç takibinde önem taşır. Yazılı başvurular ise doğrudan müracaat savcılığına teslim edilir ya da posta yoluyla gönderilebilir.
Karakol veya jandarma birimleri de başvuru noktası olarak kullanılabilir; kolluk birimlerine yapılan şikayet savcılığa ivedilikle iletilir. E-devlet üzerinden CİMER aracılığıyla idari şikayet niteliğinde başvuru yapılabilir; bu yoldan gelen bildirimler ilgili kuruma iletilmektedir. Ancak CİMER, CMK kapsamındaki suç şikayetinin yerini tutan doğrudan bir adli başvuru portalı değildir. Özellikle şikayete tabi suçlarda altı aylık sürenin korunması için doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa başvurulması daha güvenlidir.
Dilekçede şu unsurlara yer verilmesi soruşturmanın etkinliğini artırır: başvuranın kimlik bilgileri; şüphelinin kim olduğuna dair mevcut bilgiler; olayın zamanı, yeri ve oluş biçimi; varsa tanıklar ve deliller. Hangi suçun işlendiğini hukuki teknik açıdan tam olarak nitelendirmek zorunlu değildir; savcılık bu değerlendirmeyi bağımsız olarak yapar. Bununla birlikte iddiaların kendi içinde tutarlı ve mümkün olduğunca belgeye dayalı olması, soruşturmadan sonuç alınma ihtimalini artırır.
Suç duyurusunda bulunmak için harç ya da masraf ödenmez; Anayasa ve CMK'nın adalete erişim ilkesi gereği bu hizmet ücretsizdir.
Şikayete Tabi Suçlar ve Şikayete Tabi Olmayan Suçlar
Türk ceza hukukunda suçlar takip biçimi bakımından ikiye ayrılır. Şikayete tabi olmayan suçlarda savcılık, suçu herhangi bir yoldan öğrendiğinde re'sen soruşturma başlatır; mağdurun şikayet etmesi ya da şikayetini geri alması sonucu etkilemez. Adam öldürme, nitelikli cinsel saldırı, nitelikli dolandırıcılık, yağma, şantaj, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve uyuşturucu madde ticareti gibi toplumun genel menfaatlerini ilgilendiren ağır suçlar bu kategoride yer alır.
Şikayete tabi suçlarda ise soruşturma ancak mağdurun şikayetiyle başlatılabilir. TCK m.73 uyarınca şikayet hakkı, suçun ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır; bu süre geçtikten sonra şikayet hakkı düşer ve suç kural olarak takipsiz kalır. Hakaret, TCK m.86/2 kapsamındaki hafif kasten yaralama, taksirle yaralama (basit hali), konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme (basit hali), özel hayatın gizliliğini ihlal, cinsel taciz ve ısrarlı takip bu kapsamın başlıca örnekleridir.
Bir suçun şikayete tabi olup olmadığı bazen karmaşık olabilir; aynı suçun bazı nitelikli halleri şikayetten bağımsız olarak takip edilebilir. Örneğin basit tehdit şikayete tabi iken hayata yönelik ciddi tehdit resen soruşturulur; basit kasten yaralama şikayete tabi iken kemik kırığı veya hayati tehlike doğuran yaralama resen takip edilir. Bu nüanslar her suç tipi için aşağıda ayrıca ele alınmaktadır.
Soruşturma Süreci ve Savcılığın Kararları
Şikayet veya ihbar alındıktan sonra savcılık soruşturma başlatır. Bu aşamada deliller toplanır, tanıklar dinlenir, gerekirse bilirkişiye başvurulur ve teknik incelemeler yapılır. Soruşturmanın tamamlanma süresi suçun niteliğine, delil durumuna ve dosyanın karmaşıklığına göre birkaç haftadan aylarca sürebilir.
Soruşturma tamamlandığında savcılık iki temel karar verebilir. İddianame düzenlenmesi: Suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşmuşsa iddianame düzenlenerek kovuşturma aşamasına geçilir. Kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı: Yeterli delil bulunmaması ya da suç oluşmaması halinde dosya bu kararla sonuçlanır. Mağdur bu karara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine itiraz edebilir. Bunların yanı sıra soruşturma sürecinde savcılık yetkisizlik nedeniyle dosyayı yetkili savcılığa gönderebilir ya da uzlaştırma kapsamındaki suçlarda tarafları uzlaştırmacıya yönlendirebilir; uzlaşı sağlanırsa dava açılmaz.
Kişiye Karşı Suçlar
Tehdit suçu (TCK m.106): Bir kişinin kendisine veya yakınlarına haksız zarar verileceği bildirilerek korkutulmasıyla oluşur. "Seni öldüreceğim", "belanı bulacaksın" gibi sözler ya da silah göstererek gözdağı vermek tipik örneklerdir. Hayata, vücut dokunulmazlığına veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur. Yalnızca malvarlığına yönelik basit tehdit şikayete tabidir ve 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Tehdit eden kişinin kim olduğunu belgeleyen mesajlar, ses kayıtları ve tanık beyanları soruşturmada belirleyici delil niteliği taşır.
Kasten yaralama suçu (TCK m.86): Halk arasında "darp" olarak bilinen bu suç, bir kimsenin vücut bütünlüğüne kasten zarar verilmesiyle oluşur. TCK m.86/1 kapsamındaki temel kasten yaralama şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde TCK m.86/2 kapsamında suç şikayete tabi hale gelir ve mağdurun 6 ay içinde şikayetçi olması gerekir. Kemik kırığı, sürekli yüz izi veya hayati tehlike gibi nitelikli yaralama halleri ise kural olarak şikayet aranmaksızın soruşturulur. Yaralanmanın boyutunu belgeleyen hastane raporu, yara fotoğrafları ve olay yerinde tanıklık eden kişilerin bilgileri şikayet dilekçesine eklenmelidir.
Taksirle yaralama suçu (TCK m.89): Dikkatsizlik, ihmal veya kural ihlali sonucu başkasının yaralanmasına neden olunması bu suçu oluşturur. Trafik kazaları en yaygın örneğidir. Taksirle yaralama kural olarak şikayete tabidir. Ancak TCK m.89/1 kapsamındaki yaralama hariç olmak üzere suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmaz; savcılık re'sen soruşturur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK m.109): Bir kimsenin hukuka aykırı biçimde hareket veya ikamet özgürlüğünün elinden alınmasıdır; adam kaçırma ve alıkoyma fiillerini kapsar. Şikayete tabi değildir. Olayı öğrenen herhangi bir kişi ihbarda bulunabilir; mağdur kurtulur kurtulmaz kolluk birimlerine başvurmalıdır. Bu suç genellikle başka suçlarla birlikte (aile içi şiddet, cinsel saldırı, fidye) gerçekleştiğinden tüm ayrıntıların eksiksiz aktarılması kritik önem taşır. Mağdurun affetmesi soruşturmayı durdurmaz.
Israrlı takip suçu (TCK m.123/A): 2022 yılında yasalarımıza giren bu suç, bir kimsenin istemesine rağmen sürekli fiziksel olarak takip edilmesini ya da telefon, internet veya üçüncü kişiler aracılığıyla ısrarcı temas kurulmasını kapsar; mağdurun veya yakınlarının güvenliği bakımından ciddi kaygı yaratılması unsurunu içerir. Eski eş ya da sevgilinin peşine düşmek, defalarca mesaj yağmuruna tutmak, evinin önünde beklemek tipik örneklerdir. Şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Suçun devam eden nitelikte olduğu hallerde şikayet süresinin hesabı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Uzlaştırma uygulanmaz; şikayetin ardından savcılık soruşturması yürütülür; yeterli şüphe oluşursa iddianame düzenlenerek yargılama aşamasına geçilir. Takip eylemlerini belgeleyen mesajlar, arama kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanları başvuru sırasında sunulmalıdır.
Aile içi şiddet ve kadına karşı şiddette koruyucu tedbirler: Aile içi şiddet eylemleri (fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet) TCK'daki ilgili suç tiplerinin yanı sıra 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında da değerlendirilir. Bu kanun uyarınca şiddet mağduru; uzaklaştırma, yaklaşma yasağı, iletişim yasağı ve geçici barınak gibi koruyucu tedbirleri içeren kararları Aile Mahkemesinden ivedilikle talep edebilir. Bu tedbirler ceza soruşturmasından bağımsız olarak ve son derece hızlı — çoğunlukla aynı gün — verilebilir. Şiddete maruz kalan kişinin kolluk birimine veya savcılığa başvurması hem ceza soruşturmasını başlatır hem de koruyucu kararlar için zemin oluşturur. Yüzeysel de olsa herhangi bir fiziksel şiddet izinin fotoğrafının çekilmesi, mesaj ve kayıtların saklanması ve tanıkların belirlenmesi soruşturmanın seyrini doğrudan etkiler.
Mala Karşı Suçlar
Hırsızlık suçu (TCK m.141): Başkasına ait taşınır bir malın rızası olmaksızın alınmasıdır. Kural olarak şikayete tabi değildir; savcılık re'sen harekete geçer. Yalnızca paydaş veya elbirliği mülkiyetindeki mal üzerinde ya da hukuki bir alacağı tahsil amacıyla işlenen hırsızlık şikayete bağlıdır. Olay yerini terk etmeden önce polisi aramak ve mümkünse hiçbir şeye dokunmamak parmak izi gibi delillerin korunması açısından önemlidir. Çalınan eşya kimlik belgesi, kredi kartı veya banka kartı ise ilgili kurumlara derhal bildirilmeli ve kartlar iptal ettirilmelidir.
Yağma (gasp) suçu (TCK m.148): Hırsızlık ile tehdit veya cebrin birleştiği bu suçta fail, mağdura ait malı zor kullanarak veya tehdit ederek ele geçirir. Yolunu kesip bıçak zoruyla para almak ya da "paranı ver yoksa seni öldürürüm" diyerek telefonu zorla almak tipik örneklerdir. Şikayete tabi değildir; mağdurun şikayetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Nitelikli hallerinde (silahla, birden fazla kişiyle, konutta gece vakti) daha ağır cezalar öngörülmüştür.
Mala zarar verme suçu (TCK m.151): Başkasına ait taşınır veya taşınmaz mala kasıtlı olarak zarar vermek, kırmak, yakmak ya da kullanılamaz hale getirmektir. Basit hali şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Kamu malına zarar verme, yangın çıkararak zarar verme gibi nitelikli haller ise şikayete tabi değildir ve savcılık re'sen soruşturur. Zararın fotoğraflanması ve tutarının belgelenmesi hem ceza soruşturmasında hem de tazminat davasında belirleyici rol oynar.
Dolandırıcılık suçu (TCK m.157) ve Nitelikli Dolandırıcılık (TCK m.158): Failin hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp ona veya üçüncü bir kişiye zarar vererek haksız menfaat sağlamasıdır. Kendini polis veya savcı olarak tanıtarak para talep etmek, sahte banka mesajıyla link gönderip hesap bilgilerini ele geçirmek, internet üzerinden olmayan bir ürünü var gibi satmak yaygın örneklerdir. Hukuki bir alacağı tahsil amacıyla işlenen hal dışında kural olarak şikayete tabi değildir. Dolandırıcılık anlaşıldığı anda vakit kaybetmeden şikayet edilmesi kritik önem taşır; dijital deliller (mesajlar, e-postalar, banka dekontları) çok hızlı silinebilir. Nitelikli dolandırıcılık halleri — kamu kurumu kimliğine bürünmek, bilişim sistemi araçları kullanmak, banka veya kredi kurumu çalışanı gibi davranmak — daha ağır cezalar öngörür ve siber suçlarla mücadele birimleri bu dosyalarda aktif rol üstlenir.
Güveni kötüye kullanma suçu (TCK m.155): Başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir amaçla kullanmak üzere zilyetliğine devredilen bir malı kendine ya da üçüncü kişiye yarayan bir şekilde kullanan, devreden, tahrip eden veya gizleyen kişi bu suçu işler. Emanet bırakılan eşyayı iade etmemek ya da belirli bir amaçla verilen parayı başka yere kullanmak tipik örneklerdir. Temel hali (TCK m.155/1) şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Ancak meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını yönetme yetkisi çerçevesinde işlenen nitelikli hali (TCK m.155/2) şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur. Bu nedenle ticari ortaklık ilişkilerinde ya da şirket varlıklarının zimmete geçirildiği iddiasında somut olayın nitelikli hal kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir. Güven ilişkisini ve devrin amacını gösteren sözleşmeler, yazışmalar ve banka kayıtları şikayetle birlikte sunulmalıdır.
Özel Hayat ve Bilişim Suçları
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134): Kişilerin rızası olmaksızın özel yaşam alanlarına ait bilgi, görüntü veya seslerin elde edilmesi, kaydedilmesi ya da yayılmasıdır. Evde gizlice kamera yerleştirmek, telefon konuşmalarını izinsiz kaydetmek veya özel mesajları başkalarına iletmek bu suça örnek oluşturur. Şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Kaydedilen ya da yayılan içeriklerin ekran görüntüleri ile varsa elektronik izler soruşturmada belirleyicidir. Bu suç uzlaştırma kapsamında değildir.
Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK m.116): Bir kimsenin konutuna veya eklentilerine rızası olmaksızın girilmesi ya da rızayla girildikten sonra çıkılmamasıdır. Şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Cebir veya tehdit kullanılarak ya da gece vakti işlenmesi halinde suç nitelikli sayılır ve bu nitelikli hallerde savcılık re'sen soruşturur. Komşu tanıklıkları ve güvenlik kamerası görüntüleri bu tür davalarda sıkça başvurulan delillerdir.
Bilişim suçları (TCK m.243–244): Bir bilişim sistemine yetkisiz erişmek (TCK m.243) ya da bu sistemi bozmak, verileri yok etmek, erişilmez kılmak, değiştirmek veya eklemek (TCK m.244) bilişim suçlarının temel formlarıdır. Sosyal medya hesabının ele geçirilmesi, e-posta veya banka hesabına yetkisiz giriş, kötü amaçlı yazılım yüklemek bu kapsamda değerlendirilir. Hem bilişim sistemine yetkisiz giriş (TCK m.243) hem de sistemi bozma ve veri değiştirme eylemleri (TCK m.244) şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur. Bilişim suçlarında delil koruma kritik önem taşır: ekran görüntüleri alınmalı, şüpheli oturumlar ve giriş logları kaydedilmeli, etkilenen hesaplar güvence altına alınmalıdır. Bu tür suçlarda Emniyet Siber Suçlarla Mücadele Birimi'ne doğrudan başvurulabilir.
Hakaret suçu (TCK m.125): Bir kimseye onur ve saygınlığını rencide edecek somut fiil isnat etmek ya da sövmek suretiyle işlenir. Sosyal medya, mesaj, yüz yüze veya yazılı yollarla gerçekleştirilen hakaretler aynı kapsamda değerlendirilir. Şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. 2024 yılı itibarıyla şikayete tabi hakaret bakımından şikayet süresinin her halde fiil tarihinden itibaren iki yılı geçemeyeceği düzenlenmiştir; bu azami süre dolduktan sonra şikayet hakkı düşer. Hakaret suçunda uzlaştırma ve önödeme rejimi güncel mevzuata göre ayrıca değerlendirilmelidir. Sosyal medya üzerinden hakarete maruz kalındıysa içeriklerin silinmeden önce ekran görüntüsü alınması soruşturma açısından hayati önem taşır.
Şantaj suçu (TCK m.107): Mağduru istemediği bir şeyi yapmaya ya da yapmamaya zorlamak amacıyla saygınlığına veya özel hayatına ilişkin bir koz kullanılmasıdır. Özel fotoğrafları yaymakla tehdit ederek para veya bir eylem talep etmek en yaygın şeklidir. Şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur. Uzlaştırma kapsamında değildir. Şantaj mesajları, ses kayıtları ve yazışmalar derhal yetkililerle paylaşılmalıdır.
İftira suçu (TCK m.267): Masum olduğunu bildiği kişiye hukuka aykırı bir eylem ya da suç isnat ederek yetkili makamlara bildirmek suretiyle haksız yaptırım uygulanmasına zemin hazırlamaktır. Şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturabilir. Ancak iftiraya uğrayan kişinin şikayeti çoğunlukla soruşturmayı harekete geçiren asıl güç olur. Hakkında iftira nedeniyle soruşturma ya da kovuşturma yürütülen kişi, iftira dilekçesi ile ilgili tüm evrakları savcılığa sunmalıdır. İftira atılan suç nedeniyle gözaltı veya tutuklama söz konusu olmuşsa iftiracının cezası ayrıca artırılır.
Cinsel Suçlar
Cinsel taciz suçu (TCK m.105): Bedensel temas olmaksızın cinsel amaçlı rahatsız edici davranışlarda bulunulmasıdır; cinsel içerikli sözler, teklifler, mesajlar ve görüntüler bu kapsamdadır. Temel hali şikayete tabidir; 6 ay içinde şikayet edilmelidir. Nitelikli hallerin bir kısmı ise resen soruşturulur; somut olayın nitelikli hal kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir. Şikayetten vazgeçme hakkı kovuşturma evresinin sonuna kadar mevcuttur; ancak TCK m.73 gereği sanığın kabulü de aranır. Taciz telefon ya da sosyal medya aracılığıyla gerçekleştiyse arama kayıtları ve mesaj ekran görüntüleri en önemli delil niteliğini taşır.
Cinsel saldırı suçu (TCK m.102): Bir kimsenin cinsel davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesidir; basit cinsel saldırı ile vücuda organ veya cisim sokmayı içeren nitelikli cinsel saldırı arasında önemli bir ayrım mevcuttur. Temel hali (TCK m.102/1) şikayete tabidir; nitelikli haller (m.102/2 ve devamı) ise şikayete tabi değildir ve savcılık re'sen soruşturur. Eşe karşı işlenen cinsel saldırıda kanunda özel şikayet hükmü öngörülmüştür; bu nüans somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir. Olayın hemen ardından tıbbi muayene yaptırmak fiziksel delillerin korunması açısından kritik önem taşır. Mağdurun ifadesini verirken yanında destek kişisi bulundurma hakkı vardır; kolluk birimlerinden bu talepte bulunulabilir.
Çocuğun cinsel istismarı suçu (TCK m.103): 18 yaşından küçük bireylere yönelik cinsel davranışlar son derece ağır yaptırımlara tabidir ve kesinlikle şikayete tabi değildir; konu hakkında bilgi sahibi olan herhangi bir kişinin ihbarda bulunması hem hukuki hem ahlaki bir yükümlülüktür. Mağdurun yaşı ne kadar küçükse eylem o kadar ağır nitelikli sayılır. Bu tür vakalarda öncelikle çocuğun güvenliğinin sağlanması, ardından derhal kolluk birimleri veya savcılığa bildirimde bulunulması gerekir.
Kamu Düzeni ve Kamu Görevlilerine İlişkin Suçlar
Görevi kötüye kullanma suçu (TCK m.257): Kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı hareket ederek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olması ya da görevinin gereklerini yapmakta gecikip ihmal etmesidir. Bir kamu kurumunda haksız işlem yapılması, dilekçelerin yanıtsız bırakılması, usulsüz karar alınması gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur.
Zimmet suçu (TCK m.247): Kamu görevlisinin görevinin sağladığı güvenin suistimali yoluyla yönetimine bırakılan veya denetimindeki parayı ya da para yerine geçen evrakı kendisine ya da başkasına mal etmesidir. Belediye kasasındaki paranın zimmete geçirilmesi, devlet mallarının şahsi çıkar için kullanılması bu suçun yaygın örneklerindendir. Şikayete tabi değildir; savcılık re'sen soruşturur.
Trafik kazası suç duyurusu: Trafik kazalarında karşı tarafın kusurlu olduğuna inanılıyorsa savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir. Kazanın oluş biçimine göre taksirle yaralama (TCK m.89), taksirle öldürme (TCK m.85) veya alkollü araç kullanma gibi farklı suç tipleri gündeme gelebilir. Kaza yerinden ayrılmadan kamera görüntüsü, tanık bilgisi ve kaza tespit tutanağının eksiksiz hazırlatılması delil zincirinin temelini oluşturur. Sigorta tazminatı talep süreci ile ceza soruşturması birbirinden bağımsız yürütülür; ikisi eş zamanlı yürütülebilir. Trafik kazasından doğan tazminat talepleri için ceza hukuku avukatı sayfamızdan destek alabilirsiniz. İş kazaları, trafik kazaları ve tazminat hesaplamak için iş kazası tazminatı hesaplama aracımızdan da yararlanabilirsiniz.
Suç Duyurusu Dilekçesi Nasıl Yazılır?
Suç duyurusu dilekçesi "Cumhuriyet Başsavcılığına" hitaben yazılır. Dilekçede şikayetçinin kimlik bilgileri, şüphelinin mevcut bilgileri, olayın ne zaman-nerede-nasıl gerçekleştiği, varsa tanıklar ve deliller açık biçimde yer almalıdır. Suçun hukuki niteliğini tam olarak belirtmek zorunlu değildir; ancak olay anlatımının açık ve tutarlı olması soruşturmanın seyrini doğrudan etkiler. Dilekçeye eklenecek belgeler — ekran görüntüleri, banka dekontları, fotoğraflar, yazışmalar — numaralandırılarak listelenmelidir.
Örnek Suç Duyurusu Dilekçesi
T.C.
KAHRAMANMARAŞ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞİKAYETÇİ : Ad Soyad — Adres — İletişim
VEKİLİ : Av. Buğra TOPAKTAŞ — [UETS adresi]
ŞÜPHELİLER : Kimliği henüz tespit edilemeyen, müvekkile e-posta ve telefon yoluyla ulaşarak kendilerini "Cumhuriyet Savcısı" ve "MASAK görevlisi" olarak tanıtan kişi veya kişiler [varsa bilinen kimlik bilgileri, IBAN, telefon numarası]
SUÇ İSNADI : Nitelikli Dolandırıcılık — TCK m.158 ve ilgili hükümler
SUÇ TARİHİ : [Tarih]
KONU : Müvekkilin sahte kamu kurumu kimliğiyle organize edilen dolandırıcılık eylemine maruz kalması nedeniyle şüpheliler hakkında soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması talebine ilişkindir.
AÇIKLAMALARIMIZ:
1. Müvekkile [tarih] tarihinde "masak-bilgi@hizmetgovtr.net" görünümlü sahte bir e-posta ulaşmış; e-postada müvekkilin banka hesaplarının kara para aklama kapsamında incelendiği, hakkında soruşturma başlatıldığı ve hesaplarına 48 saat içinde bloke konulacağı bildirilmiştir.
2. Müvekkil e-postadaki numarayı aramış; telefonu kendisini Siber Suçlar Bürosu'ndan komiser olarak tanıtan şahıs açmış ve hesap işlemlerinin askıya alınabilmesi için "teminat ödemesi" yapılması gerektiğini belirtmiştir.
3. Şüpheli, müvekkile WhatsApp üzerinden sahte "MASAK İnceleme Talep Formu" göndererek bir IBAN numarasına [tutar] havale yapılmasını sağlamıştır. Müvekkil sonradan durumun dolandırıcılık olduğunu anlayarak şüphelilerle iletişimi kesmiş ve tarafımıza başvurmuştur.
4. Araştırmalarımızda gönderici e-posta adresinin resmi kurumlarla hiçbir ilgisi bulunmayan sahte bir alan adı olduğu tespit edilmiştir; bu husus teknik bilirkişi incelemesiyle netleştirilebilecektir.
5. Şüpheliler, kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtmak ve resmi kurum kimliği izlenimi yaratmak suretiyle hileli davranışlarla müvekkili aldatarak haksız menfaat sağlamışlardır.
HUKUKİ NEDENLER : TCK m.157, m.158 ve ilgili mevzuat; CMK.
HUKUKİ DELİLLER :
EK-1: E-posta ekran görüntüleri (gönderici adres ve içerik)
EK-2: WhatsApp yazışmaları ve gönderilen sahte form
EK-3: Banka havale dekontu
EK-4: Şüphelilere ait IBAN ve telefon numarası
EK-5: Arama kayıtları
BTK'dan IP tespiti ve GSM kayıtlarının celbi, güvenlik kamerası görüntüleri, tanık anlatımları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz edilen nedenlerle; şüphelilerin tespit edilerek ifadelerinin alınması, delillerin toplanması ve TCK m.158 kapsamında cezalandırılmaları için kamu davası açılmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Şikayetçi Vekili
Av. Buğra TOPAKTAŞ
(e-imzalıdır.)

2 Comments
yardim istiyor
Aliyar,Rusya’da benim adım ve imzam olmadan yasadışı mal sattı ve şirket iflas etti.
Bab Deri’nin yıllık geliri yaklaşık 5 milyon dolardı.